(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18/04/2005 tarih ve 2001/313-2005/115 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının donatanı olduğu M/V Atlantic Spırıt Gemisi'ne geminin ihtiyacı olan ve yolculuğun başarılması için zorunlu bulunan kumanya levazımını Yunanistan'ın muhtelif limanlarında gemi kaptanının imzası karşılığında teslim ettiğini, bakiye 5.865,95 USD'lik alacağın 90 günlük vadesi içinde ve halen de ödenmediğini, alacağın 30.4.2001 tarihi itibarıyla aylık %1,5 faiziyle birlikte 7.000,45 USD'a baliğ olduğunu ileri sürerek bu alacak için gemi ve navlun üzerinde kanuni rehin hakkının tespit ve tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak müvekkilinin 24.4.2001 tarihinde borcunun tamamını ödediğini, taraflar arasında faiz konusunda bir anlaşma olmadığından faiz isteminin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen 21.7.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre, gemiye verilen levazımdan kaynaklanan dava konusu alacağın ihtiyati tedbir kararının uygulandığı 24.4.2001 tarihinden sonra 25.4.2001 tarihinde 2000.000 Drahmi olarak ödendiği, taraflar arasında faiz anlaşması bulunmadığından davacı tarafından yapılan ödemelerin Yunan Kanunları gereğince masraflara ve faize sayıldığı savunmasına itibar edilmediği gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, gemiye kumanya verilmesinden kaynaklanan bakiye alacak için gemi ve navlun üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlık 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.3.2005 tarih ve 188 nolu kararında denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan ve ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa bu tür davalara 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde bakılacağı belirtildiği ve görev hususunun her aşamada re'sen nazara alınması gerektiği halde mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın İskenderun 1 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2007 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy