(818 S. K. m. 46, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.06.2006 tarih ve 2005/164-2006/299 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden M. ve E.'nin oğlu diğer müvekkilinin davalıya ait trende yolculuk yaptığı sırada meydana gelen kaza sonucu iki bacağının kopacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, %100'e yakın çalışma gücünü kaybettiğini, çocuk yaşta sakat kaldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davacı M. için 34.909,31. YTL sürekli iş göremezlik tazminatı, 996,06. YTL geçici iş göremezlik tazminatı, 123,10. YTL tedavi masrafı, 19.072,56. YTL bakıcı masrafı ve 50. YTL taksi ücreti toplam 55.151,07. YTL maddi ve 10.000.000.000.-TL manevi, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 7.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı zarar görenin tam kusurlu olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı M.'nin davalıya ait trene binmesi sırasında düşerek peron ile tren arasına sıkıştığı, iki bacağının koptuğu, bu davacının %75, davalının ise %25 oranında kusurlu oldukları, %70,2 oranında malul hale geldiği, yardıma muhtaç hale geldiği, devamlı bakıcı ihtiyacının doğduğu, maddi zararlarının belirlendiği, tüm davacıların manevi zararlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı Mustafa için 55.027,93. YTL maddi ve 5.000,00. YTL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 2.000,00. YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Kazanın meydana gelmesinde tren işletmecisi davalının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davalının, teknolojik gelişmelere uygun tren işletmesi yapmaması, vagon gabari çizgisi ile peron arasındaki aralığın yetişkin bir insanın girmesine elverişli olacak derecede inşası, vagonların açılıp ve kapanmasında dışardan müdahale edilmesine engel bir sistemi kurmaması gibi nedenlerle kusurlu olduğu bir gerçektir. Esasen, Dairemizin istikrar kazanmış kararlarıyla da davalının açıklanan yönlerde işletme kusurunun varlığı kabul edilmiştir. Ancak, somut olayda davacının kazanın meydana gelmesindeki kendi can emniyetini koruma ve kollamada dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının yoğunluğu ile Dairemizin benzer olaylardaki yaklaşımı dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıya yüklenen kusur oranın yüksek olduğu tartışmasızdır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik itirazı da dikkate alınıp, kusur oranı bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacı zarar görenin devamlı olarak bir bakıcının yardımına muhtaç hale gelir şekilde malul olduğu dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece bakıcı ücreti konusunda hesap bilirkişisi raporuna itibar ederek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, yardımcı kişinin bir tam günün 1/3'üne isabet eden çalışmasıyla zarar görenin ihtiyaçlarını karşılayabileceği, dolayısıyla yardımcı kişi tazminatının hesabında bir tam günün anılan oranına isabet eden mesaisinin karşılığı ücretin nazara alınarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 02.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy