(5464 S. K. m. 44) (1086 S. K. m. 7, 8, 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.02.2006 tarih ve 2005/939-2005/100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı kişi arasında elektron mavi kart imzalandığını, davalının bu sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, hesabın kat edilmesine rağmen bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 2.990,65.-YTL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olduğunu, faiz oranlarını kabul etmediğini açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, uyuşmazlığın kredi kartı borcundan kaynaklandığı, bu davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Çanakkale Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin kredi kartıyla işlediği hususu çekişmesizdir. 23.02.2006 tarihinde kabul edilen 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 44/2 nci maddesinde kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun görev ve yetkiyi ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. O halde, anılan uyuşmazlıklarla ilgili olarak tüketiciler tarafından açılan davalarda görevli mahkeme tüketici mahkemesi, bankalar tarafından açılan davalarda ise genel mahkemeler görevli olacaktır.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, somut olayda davanın banka tarafından açıldığı, genel hükümler uyarınca mahkemenin görevli olduğu dikkate alınıp, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 05.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy