(6762 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18/05/2006 tarih ve 2006/49-2006/171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait bilgisayar yazılımının davalı tarafından kullanılması konusunda taraflar arasında sözleşme imzalandığını, davalının müvekkiline ek lisans bedeli ödemeden kullanıcı adedini artırması üzerine müvekkili tarafından keşide edilen ihtarname ile uyarıldığını, bunun üzerine davalının sözleşmeyi feshederek kendi internet sitesinde müvekkilinin yazılımı hakkında karalayıcı iddialarda bulunduğunu ileri sürerek, davalının eyleminin TTK'nun 57. maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini, (6.000) YTL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı şirketin ikametgahının Konya'da olduğu, davacının ikametgahının ise dosyada mevcut delillere göre Kadıköy'de bulunduğu, internet yoluyla yapılan yayınlar nedeniyle uğranılan zararlarda HUMK.nun 21. maddesi uyarınca Türkiye'deki tüm mahkemelerin yetkili olduğu yönündeki bir kabulün, anılan hükme uygun bulunmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK.'nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
HUMK.'nun 21. maddesi uyarınca, haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vukubulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir. Somut uyuşmazlıkta da, haksız fiilin internet aracılığıyla işlendiği iddia edildiğine göre, internetin ulaştığı her yerde, anılan hüküm uyarınca dava açılabilir. Davacı dahi kendi ikametgahında davalının internet sayfasını gördüğüne göre, ticaret merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de bu davayı açabilir. Yine mahkemece, davacının ikametgahının Kadıköy'de bulunduğu gerekçesine de dayanılmışsa da, temyiz aşamasında sunulan yönetim kurulu kararına göre, davacı tarafından dava tarihinden önce ticaret merkezi Beyoğlu'na taşınmış olup, bu konudaki mahkeme gerekçesi de doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy