(6762 S. K. m. 1290) (Sağlık Sigortası Genel Şartları m. 5)
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2004 tarih ve 2002/469-2004/102 s. kararı bozan Daire'nin 07.10.2005 tarih ve 2004/10219-2005/9438 s. kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Güven Sigorta A.Ş.nin sigortalısı iken geçiş yaptığı davalı Başak Hayat Sigorta A.Ş.nin özel sağlık sigortası poliçesinde 02.01.1999-02.01.2000 döneminde sigortalı olduğunu, 27.01.1999 gününde Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne bel ağrısı şikayeti ile müracaat edip yatırıldığı ve Mültiple Mylema rahatsızlığının tespit edildiğini, A.B.D.'de tedavisinin yapıldığını, tedavi giderleri istendiğinden davalının, sigorta başlangıç gününden önce mevcut rahatsızlıkların teminat harici olduğundan bahisle ödemeyi reddettiğini, poliçenin iptal edildiğini, oysa sağlık sigortası başlangıcının 03.02.1997 olduğunu, rahatsızlığının maksimum başlangıç tarihinin 3-6 aydan daha öncesi olamayacağını belirterek, 182.223,64 USD. nin ifa tarihindeki TL karşılığının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 15.01.1999 günlü teklif formunda, herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığını beyan ettiğini, Poliçe Özel Şartları'nın 9/b maddesi uyarınca, mevcut rahatsızlıkların teminat kapsamında olmadığını, Özel Şartlar 2 nci maddesi uyarınca da belirtisi veya bulgusu sigorta gününden önceye dayanan rahatsızlıkların, mevcut rahatsızlık terimine dahil olduğunu, multiple mylema rahatsızlığının 1999 Ocak ayında teşhis edilmesine rağmen, hastalığın belirtilmesinin de teklif formunda beyan edilmediğini, 1998 yılında sigortalıya gastrit ülser teşhisi konulduğu durumda bunun da beyan edilmediğini, bu sebeplerle tazminat talebinin karşılanamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının gerçeğe aykırı ve eksik beyanda bulunduğu, beyanda bulunsaydı sigortacının sözleşmeyi yapmayacağı veya daha ağır şartlarda yapmasının mümkün olduğu davalı sigorta şirketinin durumu öğrendiğinde sözleşmeden cayması ve tazminatı ödememesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, TTK. nun 1290/1 nci maddesindeki ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışın gerçekleşebilmesi için, bildirilmeyen rahatsızlık ile riziko arasında irtibat olması gerektiği, bu itibarla davacının bel ağrıları ile geçirdiği ilik kanseri arasında bağlantı olup olmadığının uzman hekim değerlendirilmesinden sonra, varılacak sonuç çerçevesinde davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı belirlenebileceğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sağlık sigortası tazminatına ilişkindir. Davacı Güven Sigorta Türk A.Ş.nin sigortalısı iken davalı sigorta şirketine geçiş yapmış, 02.01.1999-02.01.2000 dönemini kapsayan Özel Sağlık Sigortası Poliçesi düzenlenmiştir. Davacıya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yattığı 27.01.1999-15.02.1999 tarihleri arasında Multipl Myelom teşhisi konulmuş, bundan sonra Texas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezinde tedavi gören davacı, tedavisine ait 02.07.1999 günlü faturayı davalıya göndererek tedavi giderlerini talep etmiş, davalı şirket 15.11.1999 günlü yazı ile, Poliçe Özel Şartları'nın 9-B maddesi gereğince, sigorta başlangıç gününden önceki mevcut rahatsızlıklar teminat harici olduğundan ödeme yapılamayacağını bildirmiş, 16.11.1999 günlü yazı ile de, rahatsızlığın poliçe başlangıç gününden öncesine dayandığından, Hastalık Sigortası Genel Şartları'nın 5-a maddesi gereğince poliçenin iptal edildiği bildirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özünü, caymaya temel oluşturucu, bildirme yükümlülüğüne uymama halinin bulunup bulunmadığı oluşturmaktadır. Dairemizin 20.02.2002 tarih ve 2001/10018 Esas 2002/1488 Karar sayılı, uyulan bozma ilamında da, davacının tedavisine ait bütün dosya ve belgelerin getirtilerek, davacının sigortacıya beyan yükümlülüğüne uyup uymadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir,
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Teoman Soysal'dan alınan raporda ayrıntılı olarak, davacının bel ağrılarının hastaneye yatıştan 1,5 -2 ay önce başladığının davacı tarafından, ilk müşahede kayıtlarındaki hastalık öyküsünde ifade edildiği, 29.12.1998 gününde bel MR incelenmesi istendiği, bu tetkik neticesinde bel fıtığı-disk dejernerasyonu tesbit edildiği, Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi'nce düzenlenmiş olan belgelerde, bu ağrıların kaynağı olarak Multiple Myelom bağlı oluşmuş fraktörlerin (birden fazla göğüs ve bel omur kemiğinde kırık) Ocak 1999 günlü radyolojik bulgularından söz edildiği, ağrıların nedeninin multiple myelom seyrinde oluşan kemik lezyonları olarak kabul edilmesi gerektiği, hastadaki şikayet ve laboratuar verilerinin multiple myelom dışında herhangi bir sebeple açıklanmadığı ve bu bulguların Multipl Myeloma ilişkin veriler olduğu, 22.12.1998 günlü laboratuar raporu sonuçlarının da, hastanın 27.1.1999 gününde Multipl Myelom ön tanısı ile yatırılmasına neden olduğu, multipie myeloma ilişkin şikayet ve tetkikinin, özel sağlık sigortasının düzenlendiği 15.01.1999 gününden önce başladığı ve bu konudaki ilk belgenin 22.12.1998 günlü laboratuar sonuç raporu olduğu, 15.01.1999 günlü protein elektroforezi raporunda gama globulin düzeyinin normalin üzerinde olduğu, gama globolin artışının multipl myelom hastalığının bir sair laboratuar bulgusu olduğu açıklanmıştır. Böylece uzman bilirkişi raporuyla, davacının 15.01.1999 günlü teklifnameden önce çektiği şiddetli bel ağrılarının ve 22.12.1998 günlü laboratuvar raporu sonuçlarının, multiple myelome hastalığına ilişkin veriler olup, bel ağrıları ile riziko arasında irtiba bulunduğu belirlenmiş hatta bu hastalığın bir sair laboratuar bulgusu olan protein elektroforezi tetkikinin 15.01.1999 gününde neticelendiği ve hastalığı belirleyen gama globulin artımın saptandığı anlatılmıştır. Tüm bunlara rağmen, davacının aynı tarih 15.01.1999 günlü teklif formunda, tedavi görmesini gerektiren veya geçmişte tedavi gördüğü bir hastalığı olmadığına dair beyanda bulunarak, TTK. nun 1290 ncı maddesindeki mukavele yapılırken doğru beyan mükellefiyetine aykırı davranmıştır. Özel Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 5/2 nci maddesinde de sigorta ettirenin, rizikonun takdirine etkili olacak hususlardan, kendisince bilinenleri de beyan etmekle yükümlü olduğu, Özel Şartlar'ın 9/b maddesinde sigortalının mevcut rahatsızlıkları için bütün sigortalılık süresince tazminat ödenmeyeceği belirtilmiş, mevcut rahatsızlığın da, belirtisi veya bulgusu veya teşhisi veya tedavisinin başlangıcı, sigorta başlangıç tarihi öncesine dayanan rahatsızlıklar ile bunların komplikasyonları olduğu Özel Şartlar'ın 2/i maddesinde tanımlanmıştır. Bu nedenlerle, TTK. nun 1290, Genel Şartlar 5/2 ve Özel Şartlar 9/b maddelerine göre davalı sigorta şirketinin davalıya tedavi masraflarını ödememesi ve TTK. nun 1290 ncı maddesine ve Genel Şartlar'ın 5 nci maddesine göre akitten cayması yerinde olup. Dairemizin bel ağrıları ile ilik kanseri arasında irtibat yönünden uzman hekimden rapor alınması yönündeki bozma kararının kaldırılması ve hükmün onanması gerekmiştir. Davalı sigortacının cayma hakkını TTK. nun 1290 ncı maddesindeki ve Genel Şartların 5 nci maddesindeki bir aylık sürede kullanıp kullanmadığı incelendiğinde de, davalının cayma hakkını kullanabilmesi için sigortalının beyan mükellefiyetine aykırı davrandığını öğrenmesi gerektiği, davacının davalıya 23.07.1999 gününde Amerika'da gördüğü tedavilerle ilgili olarak faturayı gönderip tazminat talebinde bulunduğunun cevap dilekçesinde beyan edilip faturanın ve tercümesinin eklendiği, tedavisine ait klinik belgelerinin ve tercümelerinin ve sair tıbbi dokümanlarının da 23.07.1999 tarihindeki taleple birlikte gönderildiğinin davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği, sigortacının bu belgeleri tercüme ettirdikten sonra durumu öğrendiğinde tazminat talebinin reddine dair 15.11.1999 günlü yazıyı ve cayma hakkını kullandığını belirttiği 16.11.1999 günlü beyan yazısını gönderdiği, salt faturadan hareketle davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının sigortacı tarafından öğrenildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davacının, davalının cayma hakkını süresinde kullanmadığını belgelendirip, ispat etmesi gerektiği, bunu da belgelendiremediği anlaşılmakla, sigortacının cayma hakkını süresinde kullandığı sonucuna varılmıştır. Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamının kaldırılarak usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçelerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 07.10.2005 tarih ve 2004/10219 Esas 2005/9438 Karar s. bozma ilamının kaldırılarak hükmün ONANMASINA, önceki temyizden dolayı aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy