(6762 S. K. m. 4, 1361)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.03.2006 tarih ve 2005/565-2006/155 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 11.830.00.-YTL'nin altında bulunduğundan HUMK.'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ile sigortalı alüminyum levha ve rulo sac emtiasının İstanbul'dan Roterdam'a denizyolu ile taşıma ve sonrasında karayolu ile taşıma işini davalının üstlendiğini, nihai varma yerinde hasarlı teslim alındığını, müvekkilince sigortalısına 6071,89.-YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın rücuan faiziyle tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinden önce,28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, yine davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, bu hususlar aynı Kurul'un davadan önce 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, dava, davacının selefi taşıtan ile davalı taşıyan arasında deniz+kara yolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olarak, sorumluluğuna ilişkin olup, hasarın taşımanın deniz yolu ayağında oluştuğu iddia edilmekle, 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, bu iddiayı içeren davanın görülüp sonuçlandırılmasının öncelikle denizcilik ihtisas mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, TTK.'nun 1361 nci madde hükmü Beşinci Kitap içerisinde kalsa da, davacı taşıma sigortacısı, selefinin Dördüncü Kitap hükümlerine dayalı haklarına halef olmuştur.
Somut olayda, dava tarihinde, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan, açıklanan düzenleme gereğince mahkemece, görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2007 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy