(6762 S. K. m. 58) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12/07/2006 tarih ve 2006/283-2006/445 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve tevzii faaliyetinde bulunduğunu, AYGAZ markasının müvekkilleri adına uzun yıllardır tescilli olduğunu, davalının bayii olmadığı halde piyasadan topladığı müvekkiline ait tüpleri haksız olarak elinde bulundurup doldurarak sattığını, bunun müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tesbiti ile men'ini ve 1.142,37 YTL maddi, 10.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait tüplerin müvekkili müşterilerinden takas amaçlı olarak emanete alınan tüpler olduğunu ve bu tüplerin müvekkiline ait tesiste bulunmadığını, ayrı bir yerde muhafaza edildiğini, dolum ve satışın sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait dolum tesisinin yakınında davacıya ait 64 adet aygaz markalı tüpün bulunduğu, davalının sahibi veya bayi olmadığı halde boş aygaz tüplerini elinde bulundurmak ve yerine müşterilerine dolumunu yaptığı kendisine ait milangaz tüpleri vermek olarak belirlenen eyleminin TTK'nın 57/5. maddesine göre haksız rekabet olduğu, buna göre davacının 1.142,37 YTL maddi zararı olduğu, ancak davalının eyleminin davacının şahsi menfaatlerine zarar vermediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tesbit ve durdurulmasına, 1.142,37 YTL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine, hükmün ilanı ile tüplerin imhasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, markaya tecavüz nedeniyle haksız rekabetin tesbiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
TTK.nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaları açabilecek ve aynı maddenin d bendi uyarınca zarar ve ziyanın tazminini ve e bendi uyarınca da BK'nın 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilecektir. 3444 sayılı Yasa ile değişik BK'nın 49. maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. Davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu olarak, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışlarda da bulunması gerekir. Aksi davranış manevi tazminat istemine de haklılık kazandırır.
O halde mahkemece, haksız rekabetin tesbiti ile önlenmesine karar verilmekle, davalının eylemin hukuka aykırı olduğu belirlendiğine göre, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu istemin reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy