(6183 S. K. m. 35) (6762 S. K. m. 503, 529, 530, 531, 532)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.2006 tarih ve 2005/442-2006/295 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin önceki ortaklarından olan davalının hissesini devrettiğini, 20.10.2004 tarihli şirket hisse devir sözleşmesinde, devir öncesi borçlardan devredenlerin sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacı şirketin iki ayrı takip dosyasına devir öncesi borçlardan dolayı ödeme yaptığını, davalının davacıya ödeme yapmadığını ileri sürerek, 20.402.00.-YTL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı devreden ile dava dışı devir alan arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine konu limited şirket borçlarını davacı şirketin, alacaklıya ödeyerek davalıya rücu hakkı kazandığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. TTK.'nun 503 ncu ve 532 nci maddelerinde yazılı düzenlemeye göre, limited şirket, sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Sermaye borçlarını ödeyen ortakların, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden dava ve takip olunamazlar. Kural, bu olmakla birlikte, bu kuralın üç istisnası bulunmaktadır. Birincisi, TTK.'nun 532/3 ncü maddesindeki açığı kapama yükümü, ikincisi selef sıfatıyla sorumluluk (TTK.'nun 529, 530 ve 531 nci maddeleri) ve üçüncüsü ise kamu borçlarından ortakların sorumluluğudur. (6183 Sayılı Kanun'un 4369 Sayılı yasa ile değişik 35 nci maddesi) 20.10.2004 tarihli devir sözleşmesinin 3 ncü maddesinde "devir tarihinden önceki şirket yetkilileri tarafından imzalanan çek, senet ve borç evraklarından kaynaklanacak şirket zararlarından, 8 nci maddesinde ise, "şirket aleyhine devam eden icra takipleri ve davalardan doğacak zararlardan" davalının sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Dava konusu alacak kalemlerinden biri şirketin 2004 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira bedeline ilişkin 21.07.2005 tarihinde başlatılan takip borcuna, diğeri ise 10.04.2003 tarihli kira tespit ilamında yazılı olan ve 17.06.2003 günlü kesinleşmiş olan yargılama giderlerinin tahsiline yönelik takibe konu alacağa ilişkindir. Davaya konu alacak kalemleri, devir tarihinde derdest bir icra takibine yada davaya yönelik olmadığı gibi, devir öncesi imzalanmış çek, senet ve borç evrakından ve şirket ortaklarının istinaen kişisel olarak sorumlu olacakları bir konudan da doğmamıştır.
Bu itibarla, davanın reddi gerekirken, borcun şirketin borcu olması ve bunu şirketin ödemiş olması olguları yeterli görülerek, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy