(556 S. KHK m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.07.2006 tarih ve 2005/648-2006/427 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatları ile davalı TPE avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 18.01.2005 tarihinde TPE.'ne başvurarak, 556 sayılı KHK. ve Uluslararası Sözleşmeler hükümlerine göre markasına tanınmış marka kararı verilmesini istediğini, Markalar Dairesi'nin ASELSAN markasının sektörel tanınmış marka olduğunun tespitine karar verdiğini, yapılan itirazın YİDK. tarafından da kabul edilmediğini, oysa ki 30 yıla yakın bir zamandır kullanılan ve haklı bir şöhret kazanan ASELSAN markanın, Markaların tanınmışlık Düzeyleri ile İlgili Esaslar ve Uygulaması metnindeki kriterlerin tümünü karşıladığını ileri sürerek, davalının ret kararının iptaline, ASELSAN markasının Tanınmış Marka olduğunun hükmen tespitine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ASELSAN markasının ilgili sektörde yaygın olarak bilinen bir marka olup, tanınmış marka olmadığını, idare kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait ASELSAN markasının Türkiye haricinde tüm Avrupa Birliği Ülkelerinde geçerli olmak üzere Topluluk Markası olarak tescil ettirildiği, davacı şirket ürünlerinin ASELSAN markası adı altında yurt içinde, Avrupa Birliği Ülkelerinde ve bir dizi diğer yabancı ülkelerde yoğun bir şekilde pazarlandığı, ASELSAN markasının 556 sayılı KHK.'nin 7/1-i ve 8/4.maddeleri anlamında tanınmış marka olduğu, yasal anlamda tanınmış marklar arasında bir tanınmışlık derecesi mevcut olmayıp, asgari sektörel tanınmışlık koşulunun sağlanması halinde, markaya tanınmış markadan kaynaklanan korunmasının verilmesi gerektiği, yasada olmayan bir olguya yer verilmek suretiyle, tanınmış markaları derecelere ve basamaklara ayırıp, sektörel tanınmış marka, sektörler üstü tanınmış marka veya Türkiye'de tanınmış marka gibi ayırımlara gitmenin doğru olmayacağı gerekçesiyle, YİDK.'nun 13.06.2005 tarihli kararının iptaline, davacıya ait tescilli 5 adet markada yer alan ASELSAN markasının 556 sayılı KHK.'nin 7/1-i ve 8/4.maddeleri gereğince tanınmış marka olduğunun tespitine, ilan isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0.90.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy