(6570 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.06.2004 tarih ve 2000/512-2004/560 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla ve duruşma talebinden vazgeçilmiş olmakla dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yanlar arasında 01.03.1995'den başlayan ve 28.02.2000 tahliye tarihine kadar süren bina sözleşmesi bulunduğunu, iki yıllık olarak imzalanan kira sözleşmesince sürenin uzaması durumunda %10 artış öngörüldüğünü ve davalının 01.03.1997/1998 dönemi için artışlı tutarda kira bedelini ödediğini, ancak 01.03.1998/1999 dönemi için son dönem kira bedeline %10 artış yapmadığı gibi daha eski döneme ilişkin 4.055 USD+KDV olarak kira bedeli ödediğini, bu şekilde davalının ödenmemiş 30.343 USD kira borcu bulunduğunu, geç ödeme nedeniyle ayrıca gecikme tazminatı da ödemesi gerektiğini ileri sürerek, kira borcu ve gecikme tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, İstanbul Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nde açılan her dava için öncelikle iş bölümü itirazında bulunmuş, yanıt dilekçesini Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla gönderdiğini bildirmesine rağmen bu dilekçe bulunamamıştır.
Karar: Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki 01.03.1993 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinde kira bedelinin her yıl %10 oranında artırılacağının benimsendiği, sözleşme süresinin 01.03.1997'de sona ermesine rağmen tarafların mutabakat ile 28.02.2000 tahliye tarihine kadar mecurun kullanılmaya devam edildiği, yazılı kira sözleşmesinin 01.03.1997'de sona ermesi ile birlikte 6570 Sayılı Yasa'nın 11. maddesi gereğince sözleşmenin birer yıllık dönemlerde yenilendiği, Yargıtay'ın yerleşik inançları gereğince kira bedelinin artışına ilişkin olarak sözleşmeye konulan hükmün sadece kira sözleşmesinin yapıldığı dönemden sonra gelen ilk bir yıllık dönem için tarafları bağlayacağı, bundan sonraki dönemlerde taraflar anlaşamadığı takdirde kira parasının ancak mahkemenin vereceği kira tespit kararı ile belirleneceği, aksi halde sözleşmedeki artış oranının tarafları bağlamayacağı, nitekim bu konuda yanlar arasında çıkan ihtilaf sonucunda davacının açtığı kira tespit davasının sözleşmedeki artış hükmünün taraflar, bağlamayacağı gerekçesiyle reddedilip kesinleştiği, bu nedenle sözleşmedeki artış oranına göre davalının kira bedeli talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kira sözleşmesine dayalı kira bedeli ve gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu olan kira sözleşmesi 06.02.1995 tarihli olup, 2 yıllık süre için imzalanmıştır. Sözleşmenin 4. maddesi ile ilk ve 2 yıl kira bedelleri açıkça belirtilmiş, sonraki yıllar kira bedelinin ise bir önceki yıl kirasının %10 artış yapılarak belirleneceği öngörülmüştür.
Sözleşmenin 4. maddesindeki düzenleme, tarafların sözleşmenin 2 yıllık süresinin dolmasından sonra da devam edeceği ihtimaline göre sonraki yıllar kira bedelinin ne miktarda olacağı da öngörüldüğüne göre, süreden önce feshi itibar yapılmadığı takdirde aynı hükümler geçerli olmak üzere 1'er yıllık olarak yenilenerek sözleşmenin devam ettirileceğinin benimsendiği kabul edilmelidir. Nitekim, sözleşmenin süresi 01.03.1997 tarihinde dolmuş olmasına rağmen feshi ihbarda bulunulmadığından 28.02.2000 tarihine kadar mecur davalı yanca kullanılmıştır. Uyuşmazlık, 01.03.1997'den sonra 1 yıl boyunca sözleşmenin 4. maddesi gereğince %10 artış uygulanarak ödenen kira bedelinin 01.03.1998 tarihinden sonrası için %10 artışın uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacak ise bu oranın en son ödenen kira bedeli (01.02.1998 tarihinde) olan 4.460 USD üzerinden mi, yoksa sözleşmenin 2. yılı için öngörülen 4.055 USD üzerinden mi uygulanacağına ilişkindir. Mahkemece, kira sözleşmesinde öngörülen sürenin dolmasından sonraki ilk yıl için sözleşmedeki artış oranının uygulanması gerektiğinin Yargıtay'ın yerleşik kararları gereği olduğu, bundan sonraki dönem için ise artış oranının tarafları bağlamayacağı, yani kira bedelinin ya taraflarca anlaşılarak ya da kira tespit davası ile belirlenmesi gerektiği, kira tespit davasının da reddedilerek kesinleştiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkemenin davanın reddine gerekçe gösterdiği hususlardan ilki olan Yargıtay'ın yerleşik uygulamasının kira sözleşmesinde öngörülen süreden sonraki ilk yıldan sözleşmede öngörülen artışın uygulanacağı, daha sonraki yıllarda bu artış oranının uygulanamayacağına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Dairemizin, aynı iş merkezindeki başka bir mecurla ilgili 2003/9285 Esas 2004/4097 karar sayılı, 2001/3924 E., 2001/6046 K. sayılı, Yargıtay 8. HD'nin 1999/9337-9468, 2003/3155-3292 sayılı ilamları ile de kira sözleşmesinde belirtilen artış oranının sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre boyunca aynen uygulanacağı benimsenmiştir.
Davanın reddine gerekçe gösterilen ikinci neden ise, yanlar arasındaki kira tespit davasının reddedilip kesinleştiğine ilişkindir. Gerçekten de yanlar arasındaki kira, tespit davalar, reddedilip kesinleşmiştir. Ancak bu kararlar %10'un üzerinde bir kira tespit talebinin reddi ya da kira sözleşmesinde öngörülen döviz üzerinden ödeme yerine TL olarak kira bedelinin ödenmesine ilişkin uyarlama davalarıdır ve somut uyuşmazlık ile ilgili değildir.
O halde mahkemece, kira sözleşmesinde 4. madde ile öngörülen kira bedelinin %10 artırılmasına ilişkin hükmün tarafları bağlayacağı gözetilerek davacının talebinin değerlendirilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy