(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2006 tarih ve 2006/274-2006/305 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 2002 itibaren yapılan genel kurul toplantılarına, ortaklıktan istifa etmedikleri ve çıkarılmadıkları halde müvekkili dahil toplam 48 ortağın davet edilmediklerini ileri sürerek, davalı kooperatifin 2002, 2003, 2004 ve 2005 yılında yapılan genel kurul toplantıları ile 29.04.2006 tarihli genel kurul toplantısının ve toplantılarda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini, bu talepleri kabul edilmezse 29.04.2006 tarihli genel kurul toplantısının 4. 5. 6. ve 7. gündem maddeleriyle alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, böyle bir davanın dinlenebilmesinin ön şartının davacının kooperatif ortağı bulunması olduğu, somut uyuşmazlıkta ise davacının ortak olup olmadığının tartışmalı bulunduğu, işbu davaya önce davacının ortak olduğunun tespiti sonra genel kurul kararının iptali olarak bakılamayacağı gerekçesiyle, davanın ön şartın yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin dava dilekçesinde belirtilen genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti, bu talep kabul edilmezse iptali istemine ilişkin olup, davalı vekilince davacının müvekkili kooperatifin ortağı olmadığı savunulmuştur.
O halde, 1163 Sayılı Koop. K.'nun 53. maddesi uyarınca, işbu davada öncelikle davacının davalı kooperatifin ortağı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, ortak olduğu anlaşıldığında bu kez, anılan yasa hükmündeki diğer koşulların incelenmesi gerekmektedir.
Dairemiz'in bu türden uyuşmazlıklarda emsal nitelikteki uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD., 29.04.1993 tarih, 1993/2407 E-2923 K, G.Eriş, Uygulamalı Koop. H. 3 Baskı, s: 823)
Bu durum karşısında mahkemece, gerektiğinde davalı kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, öncelikle davacının ortak olup olmadığının tespit edilmesi, davacının ortak olduğu belirlendiğinde bu kez, davalı kooperatif anasözleşmesi de incelenerek, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesindeki dava koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi, dava hakkının varlığının kabulü halinde ise işin esasının incelenmesine girişilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy