(1086 S. K. m. 94, 427)
Taraflar arasında görülen davada İzmir l. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21/6/2006 tarih ve 2006/692 - 2006/956 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi kanun yararına bozma talep eden davacı vekili tarafından 2/8/2006 tarihli dilekçe ile istenmiş ve Dairemizce düzenlenen rapor incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankanın İzmir/Konak Şubesi'ndeki hesaba kira bedelini yatırması sırasında kendisinden kira tahsilat işlem masrafı adı altında 12,60 YTL ek ücret alındığını, yapılan işlemin yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, 12,60 YTL. nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, davaya konu 12,60 YTL. nin 14/6/2006 tarihinde konutta ödemeli olarak posta havalesi ile iade edildiğini, bu nedenle konusuz kalan davanın reddine ve müvekkili temerrüde düşmediğinden ücreti vekalet ve yargılama giderlerine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya yapılan ödeme nedeniyle konusu kalmayan davanın reddine, dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle "... davacı lehine ücreti vekalete ve yargılama giderine hüküm olunmasına yer olmadığına..." karar verilmiştir.
Dava, 20.4.2006 tarihinde açılmış, talep edilen tutar 14.6.2006 günü konutta teslim posta havalesi ile davacıya ödenmiştir. Mahkemece bu ödeme nedeniyle konusu kalmayan davanın reddine, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalının alacağın varlığını kabul ile ödemede bulunması nedeniyle davanın konusuz kalması halinde yargılama giderinden sorumlu tutulmaması için dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekmektedir. Somut olayda davalı hatalı işlemi ile davacıdan almaması gereken bir parayı masraf olarak almış ve dava açılmasından sonra iade etmiştir. Bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, HUMK. nun 427/6 ncı maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yargıtay Başsavcılığı'nın HUMK. nun 427/6 ncı maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerden dolayı kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Gönderilmesine, 26.12.2006 tarihinde oybirliği i karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy