(6762 S. K. m. 4, 1061, 1361)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2006 tarih ve 2005/834 - 2006/1147 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili sigortacıya taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı dökme buğday kepeği emtiasının davalının sorumluluğunda deniz yolu ile taşınması sırasında eksikliğe uğradığını, müvekkilince sigortalısına 27.05.2004 günü 3.394.89 USD tazminat ödendiğini ileri sürerek, 3.394.89 USD tazminatın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, % 3 fire oranının teamül gereği dikkate alındığında eksiklik bulunmayacağından, davanın reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıma nedeniyle zarar oluştuğu, davacının yaptığı ödeme tarihi itibariyle 3.394.89 USD'nin TL karşılığının 5.058.00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.058.000.000.-TL.nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, yine davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, bu hususlar aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, dava, davacının selefi taşıtan ile davalı taşıyan arasında deniz yolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olarak, sorumluluğuna ilişkin olup, hasarın taşımanın deniz yolu taşıma sırasında oluştuğu iddia edilmekle, 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, bu iddiayı içeren davanın görülüp sonuçlandırılmasının öncelikle denizcilik ihtisas mahkemesi- nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, TTK.nun 1361 nci madde hükmü Beşinci Kitap içerisinde kalsa da, davacı taşıma sigortacısı, selefinin Dördüncü Kitap hükümlerine dayalı haklarına halef olmuştur.
Somut olayda, dava tarihinde, özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2- Kabule göre; HUMK'nun 5219 sayılı yasa ile değişik 8/1 nci maddesine göre, sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırı 5.000.000.000.-TL.'na yükseltilmiştir.
Somut olayda dava, bu sınırın altında gösterilen harca esas değere göre, sulh hukuk mahkemesinde açılmış olup, bu mahkemece 5.058.00 YTL tazminata hükmedilmiştir.
Oysa, göreve ilişkin anılan düzenleme 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiş, dava ise 16.02.2005 tarihinde açılmış olup, 2006 yılında açılan davalar için görev sınırı, 5.490.000.000.-lira ise de, somut olayda dava tarihi itibariyle görev sınırı 2005 yılı için 5.000.000.000.-lira'dır.
Bu durumda, mahkemece, görev sınırı aşılarak, karar verilmiş olmakla, hükmün bu nedenle de kabul şekli bakımından bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2008 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy