(6762 S. K. m. 381, 385)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bucak Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.05.2006 tarih ve 2006/21 -2006/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.05.2008 gününde davacı avukatı H. Cahit Yıldırım ile davalı avukatı Bedir Karaca gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin 06.12.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davetiye ye TTK. nun 386 ncı maddesinin emrettiği değişiklik metni eklenmeden ve ortaklar önceden bilgilendirilmeden yasaya, iyiniyet kurallarına, eşitlik ve müktesap hak ilkelerine aykırı olarak anasözleşmenin 7, 9 ve 11 nci maddeleri değiştirilerek pay senetlerinin (A) ve (B) grubu olarak ayrılarak büyük ortak Adem Sak'ın imtiyazlı hakim ortak duruma getirilmesinin amaçlandığını ileri sürerek, anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, anasözleşmenin 7 nci maddesinde yapılacak değişikliğin davacıya tebliğ edilen davetiyede bulunmamasının 9 ve 11 nci maddelerde yapılacak değişikliklerle uyum sağlanması amacıyla toplantı sırasındaki teklifle gündeme alınmasından kaynaklandığı ve iptal nedeni oluşturmadığı, anasözleşmenin 11 nci maddesinin yönetim kurulunun yandan bir fazlasının (A) grubunun göstereceği hissedarlar arasından seçileceği biçimindeki değişiklikle (B) grubu hissedarların bir kişiyi seçmek zorunda bırakılarak oy hakkını sınırlandırdığından TTK.nun 385 nci maddesi uyarınca müktesep hakka aykırılık taşıdığı, hisselerin gruplara ayrılmasına ve hisse devrinin sınırlandırılmasına ilişkin 7 ve 11 nci maddelerde yapılan değişikliğin yasaya ve iyiniyet kurullarına aykırı olmadığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulü ile anasözleşmenin 11 nci maddesinin değiştirilmesine dair genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, her iki taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; 25.07.1997 tarihinde kurulan davalı şirketin nama yazılı paylarının çoğunluğunu elinde bulunduran bir ortağın 06.12.2005 günlü genel kurul toplantısında önergeyle gündeme eklenen anasözleşmenin 7 nci maddesi değişikliği yolu ile (A) grubu paydaş sıfatı ile imtiyazlı pay ihdası suretiyle (B) grubu paydaş kategorisine dahil edilen diğer (7) ortağa karşı üstün ve ayrıcalıklı ortak kılınmasının, anasözleşmenin 9 ncu maddesi değişikliği ile de (A) grubu paydaşın paylarını satmak isteyen (B) grubu ortakların paylarını devralma konusunda mutlak onalım hakkı tanınarak bu payların reel değeri yerine nominal değeri baz alınmak suretiyle nominal pay bedelinin (A) grubu imtiyazlı paydaş tarafından (12) aylık taksitle ödenme yolunun açılmasının TTK.nun 381 nci maddesinde öngörülen objektif iyiniyet kurallarına ve gibi ibaresine yer verilerek sayılanlar dışında da şirket kuruluşundan itibaren ortaklık statüsü ve bundan doğan yerleşmiş hak ve menfaatleri de kapsadığı kuşkusuz 385/2 nci maddesinde müktesep hak kavramına açıkça aykırı olduğu gözden kaçırılarak davanın tümüyle kabulü yerine sadece anasözleşmenin 11 nci maddesine ilişkin değişikliğin iptali doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01.80 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy