(556 S. KHK. m. 72)
Dava: Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın sayılı çikolata ve şekerleme üreticilerinden biri olduğunu, ’SURPRISE’,KINDER SUPRISE’ ve ‘KINDER SUPRISE+yumurta şekli’ ibareli markalarını ürünlerinde kullandığını, bu markaların çok sayıda ülkede tescilli olduğunu, Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK’ya göre tanınmış bulunduğunu, şeker ve çikolatalar da dahil olmak üzere 29 ve 30 uncu sınıflardaki gıda ürünleri bakımından 1989 yılından beri Türkiye’de de tescilli olduklarını, davalı yabancı firmanın müvekkili markalarını taklit ederek şekerleme emtialarında kullanmaya başladığını, İtalya’da kendisine ihtarname çekildiğini,’CHUPA’ ibaresini ön plana çıkarıp,’SURPRISE’ ibaresini küçülterek kullandığını, diğer davalı tarafından bu markayı taşıyan ürünlerin Türkiye’ye ithal edildiğini öğrendiklerini, bu davalı aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası açtıklarını, yabancı davalı firmanın ‘CHUPA SURPRISE’ ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, bu tescilden müvekkilinin sonradan haberdar olduğunu, kullanılan emtiaların aynı bulunduğunu, iltibasa neden olacağını, tanınmışlığından faydalandığını, ithal etme işleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markalarının tanınmışlık iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili marka sahibinin kullanımının tescile dayalı bulunduğunu, haksız rekabet koşullarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 1946 yılından beri çikolata ve şekerleme alanında faaliyet gösteren bir firma olduğu, markalarının 1963 yılından beri birçok ülkede tescil edilerek kullanıldığı, yaygın kullanımı ve tanınmış oldukları hususlarının Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/65-2002/204 sayılı kararıyla belirlendiği, sunulan kanıtlar ve davacının açmış olduğu davalar sonucu elde edilen ilamlardan markasının tanınmış marka kriterlerinin çoğuna haiz bulunduğu, davalı Enrique firmasına ait markanın ‘CHUPA CHUPS’ ve okunaksız şekilde ‘SUPRISE’ ibaresinden teşekkül ettiği, ancak markanın büyütülmüş halinde bu ibarenin açıkça okunduğu, emtiaların aynı olduğu, tüketicinin aynı ve benzer ürünler bakımından ürünlerin orijininde yanılabileceği, davalı markasını taşıyan ürünü davacının sanabileceği veya ortak ürün kabul edeceği, karıştırma ihtimali olduğu, tescilli kullanımın haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı EnriqueBernat F.S.A adına tescilli markada yer alan ‘SURPRISE’ ibaresinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, diğer unsurlarla davacı vekilinin başka istemlerinin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin hükümsüzlük istemini benzerlik iddiasına dayandırmış olmasına, mahkemece de esas olarak benzerlik açısından değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş bulunmasına, esasen taraf markalarının karışıklığa neden olacak şekilde benzer olduklarının sabit olmasına, markanın hükümsüzlüğünün irdelenmesinde markanın içinde yer alan unsur veya unsurlardan sadece birinin etken olması mümkün ise de asıl değerlendirmenin markanın bütünü itibariyle yapılmasının gerekmesine, esasen markanın tüm unsurlarıyla bir bütün olarak anlam ifade etmesine, tek bir sicil numarası alarak sonuçlar doğurmasına, markanın bir kısmının bölünmesi suretiyle hükümsüzlüğe karar verilmesinin markalar sistemine aykırı olmasına, bölünmüş haliyle yeni sorunlar doğuracağının tabii bulunmasına (Bkz. Karahan, Sami; Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya, tarihsiz, s.153 ve devamı),bu nedenle davalı taraf markasının tamamen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken kısmen hükümsüzlüğü yönünde hüküm kurulması doğru değilse de davacı vekilinin temyiz isteminin olmaması ve aleyhe bozma yasağı ilkesi uyarınca bu yanlışlığın bozma nedeni yapılmamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzle haksız rekabetin tespiti, hüküm özetinin ilanı ve maddi durumun ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir. Mahkemece de doğru tespit edildiği üzere tescilli bir markanın kullanımı, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil etmeyecektir. Bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitiyle diğer fer’i taleplerin reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak, 556 sayılı KHK’nin 72 nci maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanı salt marka hakkına tecavüz durumlarında mümkünken yazılı şekilde hükümsüzlüğe ilişkin kararın da ilanına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)