(5846 S. K. m. 27, 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.10.2005 tarih ve 1004/1149-2005-521 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirtilen 15.05.2007 gününde davacı avukatı... ile ihbar edilen Liman prog. Yapım Tan. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili Avukat Hilal Ülker geldiler. Davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştır. Dava dosyası için tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili yapımcının eser sahibi bulunduğu 1983 yılı yapımı GÖL filminin davalıya ait TV kanalında izinsiz ileri sürerek muhtemel tecavüzlerin önlemesini, şimdilik (150) milyar YTL mali hak tazminatı bedelinin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eserden doğan tüm haklarını dava dışı AKS A.Ş.ye devrettiğini müvekkilinin yetki verdiği (ihbar edilen) şirketle devralan arasındaki sözleşmeye dayanarak sinema eserinin yayınlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mübrez belgelere göre davalının yayın faaliyetinin yasal mali hak sahibinden alınan izin ve ödenen telif ücreti karşılığında gerçekleştirildiği eserin işletme belgesi alındığı 21.01.1987 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK'in 27/son maddesine göre (20) yıl dolmadığından esere ilişkin hakların henüz sahibine dönmediği davacının dava dışı AKS A.Ş. ile yaptığı süresiz koşulsuz sözleşmenin feshedildiğinden geçerli olmadığı yolundaki beyana itibar edilemeyeceği davacının ıslah yolu dava sebebinin dayandırdığı FSEK' in 41. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı çünkü yasada 5101 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik eser sahiplerine verilen yeni hakkın geçici 62. maddesi uyarınca önceden yapılmış sözleşmelerden doğan hakları ortadan kaldırmayacağı, davacının 5110 sayılı Kanundan önce 1999 yılında yayma iletim haklarını davalının lisans aldığı dava dışı AKS A.Ş.'ye devrettiği ve bu devrin hala bağlayıcı olduğu bu nedenle davacının FSEK 41. maddesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafın yapımcısı olduğu sinema eserinin yapım yılında gösterime girerek alenileştiği, sinema festivallerine katıldığı iddiası üzerinde durulup Kültür Bakanlığı ve meslek birliğinden sorularak filmin alenileştiği tarihin saptanması ve sonucuna göre filmin tabi olduğu 20 yıllık koruma süresinin davalı tarafından ihlalde bulunulduğu öne sürülen 15.12.2004 tarihinde dolup dolmadığının ve buna bağlı olarak alenileşme tarihi dikkate alındığında filme ait mali hakların davacıya dönmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eylemli ve gerçek alenileşme tarihi araştırılmadan 1986 yılında yürürlüğe giren sinema video ve müzik eserleri kanunu ile ilk kez yasal düzenlemeye bağlanan eser işletme belgesinin verildiği 21.01.1987nin alenileşme tarihi olarak kabulü doğru görülmemiş kararın bu yön bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, taktir edilen 500.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 17.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy