(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif tarafından yaptırılan 822 konutlu alanda 74. Sokak'ta sıraevler şeklindeki 45 nolu konutun maliki olduğunu, davalının yerleşim alanında yağmur suyu tahliye kanallarını imar mevzuatına aykırı olarak hiç yaptırmadığı için pissu inşasının da noksan yapılmasından kaynaklanan hatalar nedeni ile yağmur ve kar sularının pissu ile birlikte evlerin içine doğru akmaya başladığını, davalı kooperatifin 12.05.2002 tarihli genel kurulunda bu hususun gündeme alındığını ancak genel kurulda temenni kararı aldığını, konutların daha ilk günden büyük hasar gördüğünü, davalı tarafından sorunun giderilmediğini ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.000.000.-TL'nin ihtarname tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, tüm konutların 1991 yılında çekilen kuralar sonucu ortaklara tahsis edildiğini, kooperatifin bürokratik bir takım işlemler nedeni ile varlığını sürdürdüğünü, işbu davada davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, tüm konutların projelerine, fen ve sağlık koşullarına uygun olarak tamamlanıp ortaklara tahsis edildiğini, istemlerin zamanaşımına uğradığını, davacının Aski abonesi olduğunu, tüm kanalların ASKİ'nin proje, onay, gözetim ve denetiminde yapıldığım, devir tutanağı ile kanalizasyon hatlarının ASKİ Genel Müdürlüğü'ne devredildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, yağmur sonrası oluşan sular ile karların erimesi sonucu oluşan sular nedeniyle oluşan olumsuzlukların giderilmesi için yağmur suyu ızgaralarının kanalizasyon sistem bağlantılarının kesilmesi, yağmur suyu projesinin kooperatif tarafından yaptırılıp, onaylatılıp, inşasının ve devrinin gerektiği, yağmur suyu projesini imal etmeyen ve kanalizasyona veren kooperatifin sorumlu olduğu, davacıların tesbit dosyasında alınan rapora itiraz etmedikleri ve davanın dayanağını oluşturan tesbit değerlerinin açılamayacağı tespit raporundaki belirlenen miktarın kadri marufunda bulunduğu, davacı tarafından çekilen ihtarın miktar içermediği, bu nedenle gecikme faizine dava tarihinden itibaren hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.400.000.000.-TL'nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Karar: 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yağmur suyu tahliye kanallarının hiç yapılmamasından ve pissu inşasının noksan yapılmasından davalı kooperatifin sorumlu olmasına ve bu nedenle de davacı tarafından husumetin davalı kooperatife yöneltilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar, davalının yerleşim alanında yağmur suyu tahliye kanallarını imar mevzuatına aykırı olarak hiç yaptırmadığı ve pissu inşasının da noksan yapılmasından kaynaklanan hatalar nedeni ile yağmur ve kar sularının pissu ile birlikte evlerin içine doğru akması nedeniyle oluşan zararının tazmini için işbu davayı açmış bulunmaktadır. Mahkemece, davadan önce A. 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2002/185 Değişik İş dosyası esas alınarak, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları esas alınmaksızın karar verilmiştir. Oysa davalı davaya cevap dilekçesinde hasar miktarına ve tesbit raporuna itiraz ettiği gibi tesbit 21.10.2002 tarihinde yapılmış ve işbu dava da 24.09.2003 tarihinde açılmış olmasına göre, davacıların geçen bu süre içinde oluşan gerçek zararını isteyebileceği tartışmasızdır. Bu itibarla, davacıların uğradığı zararın bilirkişi incelemesi ile tesbit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, itiraza uğrayan tesbit raporu dikkate alınarak eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy