(6762 S. K. m. 1281)
Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 21.Hukuk Mahkemesi´nce verilen 20.10.2004 gün ve 2001/379 - 2004/453 s. kararın Yargıtay´ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ilişkin aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, karşı araç hasarı ile ölenlerin mirasçılarına tazminat ödendiğini, ancak davalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu, genel şartların 4/d maddesi uyarınca rücu koşullarının oluştuğunu, ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, davacının ödememesi gereken tazminatları ödediğini, kusur incelemesi yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıya ilişkin araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, taleple bağlı kalınarak %75 kusur oranının esas alındığı, davalının sorumlu olduğu tazminatın belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağın 834.844.185.-TL kısmına ve 473.520.669.-TL işlemiş faiz alacağına yönelik itirazının iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik sigorta poliçesiyle sigortalı aracın alkollü kullanıldığı iddiasına dayalı, zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın rucüen tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalıya ilişkin aracın trafik sigortacısı bulunduğu, bu aracın dava dışı alkollü sürücü kullanımındayken 30.09.1998 gününde başka bir araçla kaza yapması sonucu iki kişinin öldüğü ve karşı aracın hasarlandığı, davacının, sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek trafik sigortacı sıfatıyla zarar gören araç sebebiyle 163.050.000.-TL maddi, Hatice Kılıç mirasçılarına 818.700.000.-TL ve İsmi Uysal mirasçısına da 1.270.000.000.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediği, ancak ölen İsmi Uysal´ın eşinin yeniden evlendiğini dikkate almadan ödeme yaptığı, anılan meblağların poliçe genel koşulları 4/d maddesi uyarınca rucüen tahsili için iş bu davaya esas icra takibini başlattığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve Dairemizin yerleşen uygulamasına göre, trafik sigortacısının kendi sigortalısına geri dönerek ödediği tazminatı talep edebilmesi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Dolayısıyla, sürücünün almış olduğu alkolün oranı sonuca etkili değildir. Böyle bir durumun ispatı ise TTK. nun 1281/2 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacıya düşer. Bu durumda, nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir tüm olarak değerlendirilip, rizikonun yalnızca salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da rol oynayıp oynamadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Somut olayda bilirkişi incelemesi açıklanan biçimde yaptırılmamış ise de bu husus temyiz eden sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır. Mahkemece sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Hesap raporuna göre, %75 kusura göre davacının araç hasarı ile H.e Kılıç mirasçılarına ödenen miktarın yerinde olduğu tespit edilmiş, İsmi Uysal´ın eşinin evlendiği tarihe kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Bu durum karşısında salt İsmi Uysal´ın mirasçısına ödenmesi gereken miktarın %75 ile zaten bu kusur oranına göre icraya konulmuş sair zarar görenlere ödenen miktarın toplamının asıl alacak kabul edilip buna göre hüküm kurulması gerekirken, araç hasarı ile Hatice Kılıç mirasçılarına ödenen miktarların yeniden %75 üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy