(818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.10.2005 tarih ve 2002/945-2005/827 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı H. N. Ö. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinin binanın ortak tesisatından olan ve sigortalı işyerinden geçen temiz su borusunun patlaması sonucu meydana gelen hasarın ödendiğini, kat maliklerinin arsa payları oranında sorumlu olacağını ileri sürerek, 48.474.822.000.-TL.nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, müvekkillerinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın borularda meydana gelen paslanma ve çürümeden dolayı sızan sulardan kaynaklandığı, müdahale edilmesinin mümkün olduğu, su baskını nedeniyle oluşan hasardan davalılara atfedilebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan H. N. Ö. vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalıların kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
BK.nun 58 inci maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Diğer yandan özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur (kast veya ihmal) unsurlarının bulunması zorunlu değildir. Özellikle kusursuz sorumluluk hallerinde, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması yani objektif koşulu gerçekleşmesi yeterli olup, ayrıca sübjektif koşula diğer anlatımla kusura ihtiyaç yoktur.
Somut olayda, binaya ait ana su giriş borusunun patlaması sonucu oluşan hasardan bina maliki olan davalılar payları oranında kusursuz sorumludur. Bu itibarla, mahkemece, davalıların B.K nun 58 inci maddesi gereğince kusursuz sorumlu oldukları gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy