(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2005 tarih ve 2004/1899-2005/1767 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat borçlarını ödemediğini, alacağın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 12.06.2003 tarihinde üyelik hakkını devrettiğini, takip tarihinde ortak olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, talep edilen meblağın hukuksal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortaklık payını 12.06.2003 tarihinde Mustafa'ya devrettiği, payı devralan şahsın başvurusunun kooperatif tarafından Kooperatifler Kanunu'nun 14/3.maddesine aykırı olarak (devreden ortağın borcu bulunduğu için) reddedildiği, ortaklığın devrinde devreden ortağın borcunun bulunmasının bir önemi olmadığı, ana sözleşmenin 17.maddesine göre devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülüklerinin yeni ortağa geçeceği, kooperatifin eski ortaktan olan alacağını yeni ortaktan talep edebileceği, 12.06.2003 tarihi itibarıyla davalının ortaklık sıfatının kalktığı, 26.11.2004 takip tarihinde ortak olmayaıı davalının aidat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili kötüniyet tazminatı yönünden temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönı bulunmamasına ve borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için alacaklının itirazın iptali davasını kaybetmesinin yeterli olmamasına, alacaklının takibe geçmede kötüniyetli olduğunun da saptanması gerekmesine, alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekmesine ve somut olayda şartları gerçekleşmediğinden bu talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy