(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 30.12.2005 tarih ve 2005/119 - 2005/1026 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının satıcısı-akreditif lehdarı, müvekkilinin muhabir banka olduğu ihracat işleminde, dava dışı yurt dışı amir bankanın, konişmentoda taşıyıcı firmanın adının yazılı olmadığı gerekçesiyle, ihracat bedelinin rezervli olduğunu davacıya 20.09.1995 günü bildirerek bedeli bloke ettiğini, müvekkilinin blokede bulunan 12,600 USD meblağı sehven davalıya ödediğini, müvekkilinin bu meblağı amir bankaya 24.04.2000 tarihinde ödenmesi ile müvekkili zararının doğduğunu ve bu tarihte fakirleştiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, evrakların hatasız olduğunu düşünen davacının mal bedelini amir bankadan isteyip, müvekkiline ödediğini, davacının ödemesinin hataya dayanmadığını, zira devam eden başka işlemler sırasında sonradan da tahsil olanağı bulunduğu halde davacının uzun yıllar geri istemediğini, 5 yıl sonra yurt dışı bankanın savının doğru olduğuna inanıp, ona ödeme yapan davacının dava konusu iade talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilin sattığı malın bedelini aldığını, dolayısıyla zenginleşmediğini, davacının muhatabının yurtdışındaki amir banka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın, davalı şirkete ödeme yapılmamasına dair amir banka rezervini 20.09.1995 tarihinde öğrendiği, bu rezervin geçersiz olduğu kanaatiyle Milletlerarası Ticaret Odasında amir banka hakkında dava açmayarak sadece istişari mütalaa istemesiyle zamanaşımının kesilmediği, bu nedenle ICC istişari görüşü ile konuya ıttıla kesbedildiği iddiasının yerinde olmadığı, iade isteminin 20.09.1996 tarihinde yani 1 yıl sonunda zamanaşımına uğradığı, davacının isteminin yerinde olmadığı, ICC 500 Kurallarına uygun konişmento bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy