(556 S. KHK. m. 61)
Dava: Davacı vekili, müvekkilinin kuyumculuk alanında çeşitli cihazlar üretip satan bir şirket olduğunu, davalının da müvekkiline ait "keimex" markasını haksız olarak kullandığını ileri sürerek, müvekkiline ait marka hakkına vaki tecavüzün tespit ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline imal ettirdiği cihazları pazarlayan bir şirket olduğunu, dava konusu makinanın da davacı için müvekkili tarafından sipariş üzerine üretildiğini, davacının dava açma yolunu kullanarak, müvekkiline ürettirdiği cihazlara para ödemeden sahip olmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının davacı ile iş ilişkisi bittikten sonra da davacının markasını izinsiz kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak dava, 556 sayılı KHK.’ye dayalı marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacıya ait marka hakkına tecavüzün önlenmesi kapsamında, tecavüze uğrayan markayı taşıyan davalı ürünlerinin imhasına karar verilmiştir. Oysa, davacı tarafça imha talebi yapılmışsa da bu istemin amacı, tecavüzün devamının önlenmesi olup, mahkemece 556 sayılı KHK.’nin 61/1 nci maddesine dayalı olarak bu istemin kabulü halinde, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması için, tecavüzün biçimine göre ve amacı aşan bir ağırlık taşımayacak şekilde, uygun olan tedbirlerin uygulanmasına karar verilmelidir. Anılan Yasa hükmü, cezalandırma amacıyla kullanılamaz.
Somut uyuşmazlıkta, davacı adına tescilli olan markanın davalı tarafından üretilen kalem rodaj makinesi üzerinde izinsiz olarak kullanıldığı anlaşıldığına göre, davalının ürettiği ürünler üzerindeki tecavüze neden olan markanın bulunduğu kısmın sökülmesi, kazınması veya silinmesi gibi tedbirlerin alınması suretiyle tecavüzün önlenmesinin mümkün olup olmadığının, gerektiğinde bilirkişi görüşü alınmak suretiyle incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre, uygun olan tedbirlerin alınması suretiyle tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmadan ve davalı tarafından yaratılan ekonomik değerin tümüyle yok edilmesi sonucunu doğuracak şekilde, davalı tarafından üretilen ürünlerin imhasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)