(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.04.2004 gün ve 2001/128-2004/215 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı Yunus Bülbül vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaba'nın eski yöneticileri bulunduğunu, 13.01.2001 günlü genel kurulda yöneticilerin ve denetçilerin ibra edilmediğini, hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, yönetim değişikliği sonrası eski yöneticilerin keşide etmiş olduğu çekler dolayısıyla birçok takibe maruz kaldığını, bu çeklerin çoğunun hiçbir hizmet ve mal karşılığı olmadığını, sair davalının icraya koymuş olduğu çekin de aynı nitelikteki çeklerden bulunduğunu ileri sürerek, icra takibine konulan 30.12.2000 günlü ve 5.000.000.000.-TL bedelli çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, hükümsüzlüğüne ve tanzim ve ciro edenlerin şahsi sorumluluğuna, %40 tazminat ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İlyas Kaba vekili, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan harcamalar ve çeklerin kooperatif işlerinde kullanıldığını, hatta bazılarında riske girerek yöneticilerin arkasını ciro ettiklerini, davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar Hüseyin Sakallı vekili, çekin gerçek borç karşılığı verildiğini, müvekkillerinin sorumluluğunun olmadığını, üçüncü kişilerden alınan borçların kooperatif işlerinde kullanıldığını, yetki aşımının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiş, isticvabında da imzaların huzurunda atıldığını, davalılar Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaba'ya ilişkin bulunduğunu açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bütün dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imzanın 15.01.2000 günlü genel kurulda davacı kooperatifin yönetimine seçilen Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaba'ya ilişkin olduğu, anılan davalıların 17.01.2000 günlü imza sirküleri uyarınca temsile yetkili kılındığı, davalı Hüseyin Sakallı'nın ortaklığını 07.10.200 gününde devrettiği, bu devrin 11.12.2000 gününde yönetim kurulu tarafından kabul edildiği, 13.01.2001 günlü genel kurulda ise yeni yöneticilerin seçildikleri, bu değişikliğin 30.01.2001 günlü Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, çekin keşide edildiği 30.12.2000 tarihi itibariyle kooperatif adına imzası bulunan Hüseyin Sakallı'nın ortak olmadığı dolayısıyla temsil yetkisinin bulunmadığı, kayıtlarda bu çeke dair bilgiye, karşılığında mal ve hizmet alındığına dair emareye rastlanmadığı, ortaklığı son bulan Hüseyin Sakallı'nın çeki hem kooperatif adına keşideci olarak imzaladığı hem de cirolayarak lehdarı olduğu ve iyi niyet iddiasında bulunan davalı Yunus Bülbül'ün imzaların Hüseyin Sakallı tarafından huzurunda atıldığını açıkladığı, bu halde kooperatiften alacaklı olan Hüseyin Sakallı'nın bu çeki kooperatif adına, kendine keşide ederek sonra da alacağını davalı Yunus Bülbül'den tahsil ettiği ve senedi ciro ettiğinin kabulünün gerektiği, ancak davalı Hüseyin Sakallı'nın davacıdan alacaklı olduğuna dair iddiasının bulunmadığı, bu sebeple davalı Yunus Bülbül'ün hem keşideci hem de lehdar olarak huzurunda imzalayan Hüseyin Sakkallı'dan hiçbir araştırma yapmadan bu senedi almasının doğru olmadığı, davalı yöneticilerin görev sürelerinin sona ermesinden sonra senet düzenlemelerinden dolayı mahkum edildikleri, zimmet suçundan yargılandıkları, davacının dava sırasında ödeme yaptığı, menfi tespit davasının istirdada dönüştüğü, davalı İlyas Kaba'ın yalnızca keşideci sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı Hüseyin Sakallı'nın ise imzaları dolayısıyla şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle, İlyas Kaba yönünden davanın husumet sebebiyle reddine, icra dosyasında davacının sair davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve ödenen 5.040.000.000.-TL'nin davalı Yunus Bülbül'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Yunus Bülbül vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Yunus Bülbül vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerden dolayı, davalı Yunus Bülbül vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy