(6762 S. K. m. 599, 730)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.12.2003 tarih ve 2002/206 - 2003/830 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin 13.01.2001 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, kendi şahsi borçları için kooperatif kaşesiyle çekler düzenleyip kooperatifi zarara uğrattıkları için ibra edilmediklerini, kooperatif aleyhine takibe konulan 20.01.2001 tarih ve 10.000.000.000.- TL. miktarı havi çekin herhangi bir mal ve hizmet alımı karşılığı olmadığını, ayrıca kooperatif adına çeki imzalayan davalı H.S. ve İ.K.'nın çekin tanzim tarihi itibariyle temsil ve ilzama yetkili olmadıklarını ileri sürerek, çekten dolayı kooperatifin borçlu olmadığına, yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, kooperatif taşeronu davalı V.A.'nın kooperatife yaptığı iş karşılığı aldığı çeki kendi borcuna karşılık müvekkiline ciro ettiğini, iyiniyetli üçüncü şahıs olan müvekkilinin kooperatif yöneticilerinin yetkilerinin hangi tarihte bittiğini bilemeyeceğini, zaten çekin ileri tarihli düzenlendiğini, İcra Mahkemelerince verilen kararların kesin hüküm teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar H.S. ve İ.K., dava konusu kooperatif çekini alacağına karşı taşeron firmaya verdiklerini, davaya konu borçtan dolayı kooperatifin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu edilen çeki kooperatif adına keşide eden H.S.'nin 11.12.2000 tarihinde üyelik hakkını devretmesi nedeniyle yöneticilik sıfatının sona erdiği, anasözleşmenin 46. maddesi gereğince çekteki iki imzadan biri yetkisiz kişiye ait olduğundan çekin kooperatifi bağlamayacağı, bu mutlak def'inin herkese karşı ileri sürülebileceği, çekin arkasında ciroları olması nedeniyle davacının tüm davalılar aleyhine dava açmakta hukuki yararı olduğu, İcra Tetkik Mercii tarafından verilen takip hukukuna dair kararların genel mahkemelerde kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Kararı davalılar vekili olarak Av. M.A. temyiz etmişse de davalı şirket dışındaki diğer davalılar verilen süreye rağmen temyiz harcı yatırmadıklarından ve yerel mahkemece bu davalılar yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmeden dosya Yargıtay'a gönderildiği için, HUMK'nın 2494 sayılı Kanunla değişik 434/2. maddesine göre bu konuda bir karar verilmek üzere dosya mahalline çevrilmeden 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas ve 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararı gereğince doğrudan Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden davalılar V.A., H.S. ve İ.K.'nın usulüne uygun olmayan temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket tarafından takibe konulan çekten dolayı davacı kooperatifin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu çekin, kooperatifin unvanı üzerine atılı iki imza ile düzenlendiği, düzenlenme tarihinin 20.01.2001 olup tarihsiz olarak yapılan cirolardan sonra en son davalı şirkete ciro edilerek, adı geçenin çekin bankaya ibraz ve takip tarihleri itibariyle son hamil olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut Ticaret Sicil Memurluğu'nun yazısına göre, 15.01.2000 tarihinden 13.01.2001 tarihine kadar olan dönemde H.S., Y.Ş. ve İ.K. yetkili olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bu dönemde H.S.'nin 07.12.2001 tarihinde istifa ettiği, 11.12.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirildiği, davaya konu çekin ise bu tarihten sonra 20.01.2001 tarihinde düzenlendiği ve çekte H.S.'nin imzasının bulunduğu, bu tarihte anılan şahsın kooperatif yönetiminde olmadığı gerekçesiyle davaya konu çekten dolayı kooperatifin sorumlu olmadığına karar verilmiştir. Ancak, davalı şirket çekin 20.01.2001 tarihinde değil, daha önceki bir tarihte verildiğini, H.S.'nin istifasını bilmelerinin mümkün olmadığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece öncelikle davalı şirketin davaya konu çekin ileri tarihli olarak düzenlendiği yönündeki savunması üzerinde durularak, gösterilecek delillerin toplanması ve sonucuna göre çekin ileri tarihli düzenlenip düzenlenmediği, düzenleme tarihi itibariyle çekte imzası bulunanların kooperatif tüzel kişiliğini temsile yetkili olup olmadıkları, tescil ve ilan edilmeyen yetki değişikliğinin davalı tarafından bilinmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Buna göre, yapılacak inceleme ve değerlendirme sonrasında kooperatifin çekle bağlı olduğu kanaatine varıldığı takdirde, bu durumda da TTK'nın 730/5. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 599. maddesindeki düzenlemeye göre çekin bedelsizliği iddiasının davalı son hamile karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği hususunda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre, davacı kooperatifin davaya konu çekten dolayı borçlu bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar V.A., H.S. ve İ.K.'nın temyiz istemlerinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy