(6762 S. K. m. 336, 339) (1086 S. K. m. 409, 442)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.11.2003 tarih ve 2000/980-2003/646 sayılı kararı onayan Daire'nin 27.09.2005 tarih ve 2004/10397-2005/8769 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın yöneticisinin yönlendirmesi sonucunda parasını off-shore hesabına yatırdığını, off-shore hesabının anlamını bilmediğini, işlemleri Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ile yaptığını, yatırılan paraların off-shore hesabına aktarılmadığını, hesap mevcutlarının Y. Bank A.Ş. üzerinde kaldığını belirterek, fazlaya ait haklarını saklı tutarak 450.000.000.-TL'nın bankaya el koyma gününden itibaren mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, daha sonra talebini 6.396.760.548.-TL'nin dava gününden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili biçiminde ıslah etmiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, hesabın sigorta fonu kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiş, davalı banka vekili, Y. Bank ile off-shore bankanın farklı tüzel kişilikleri haiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, davalı A. Balkaner vekili de müvekkilinin off-shore bankanın kurucusu ve hissedarı olmadığını, davalının off-shore hesabından sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendi iradesi ile off-shore hesabı açtırdığı, bilerek riske girdiği, açtırdığı hesabın tasarruf mevduatı niteliği bulunmadığından TMSF kapsamı ve güvencesinde olmadığı, Y. Bank'ın TMSF'den ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, bu sebeple TMSF aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiği, davacının açtırdığı off-shore hesabının Y. Bank çalışan ve yöneticilerinin yönlendirmesi sonucu açıldığı, paranın yurt dışı edilmediği, banka bünyesinde tutulduğunun ispatlanması halinde Y. Bank ve onun yöneticisi sıfatıyla A. A. Balkaner'in TTK. nun 339. ve 336. maddeleri gereğince sorumlulukları yoluna gidilebileceği, ancak, davacının paranın yatırıldığı Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti. aleyhine açılan davayı sonuçlandırıp bütün hukuki yolları tüketmeden, o davalı adına işlem yaptığını savunan banka ve yöneticilerine yönelemeyeceği, davacının ise off-shore bankası aleyhine açılan davayı takipsiz bıraktığı gerekçeleriyle, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın HUMK. nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, TMSF aleyhine açılan davanın husumetten, sair davalılar hakkındaki davanın zamansız açıldığından bahisle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarda açıklanan sebeplerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2.20.-YTL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 140,00.-YTL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy