(6762 S. K. m. 1279, 1295)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 gün ve 2002/529-2004/219 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.09.2005 gün ve 2004/10343-2006/8964 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının taahhüdü altındaki Bozüyük-Adapazarı Doğalgaz Boru Hattı İnşaatının 03.01.2001 tarihli "Contraktas All Risk" Poliçesi ile sigortalandığını, inşaatla ilgili test aktivitesi çalışmaları yapıldığı sırada 17.05.2002 tarihinde boru hattında test kaçağı meydana geldiğini, ana poliçe süresinin 1 yıl olması nedeniyle, iş bitmediğinden çeşitli tarihlerde zeyilnameler düzenleyerek sigorta süresinin 17.06.2002 tarihine uzatıldığını, ana poliçe için prim borcu olmadığı gibi, son zeyilname priminin de 16.05.2002'de ödenmesine rağmen poliçe kapsamındaki zararın prim borçlarının zamanında ödenmediğinden bahisle tazmin edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 82.456 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinden sonra düzenlenen belgelerin zeyilname olmayıp tecditname olduğunu, tecditnamede öngörülen sürede primin ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının riziko gerçekleştikten sonra primini ödediği, temerrüde düştükten sonra primi yatırdığı, TTK'nın 1279. maddesinin de gözönünde bulundurulduğu gerekçesiyle ve dosyadaki bilirkişi kurulu raporunun da karar vermeye yeterli olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce hüküm onanmış, davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sigorta poliçesi, montaj-inşaat sigortaları poliçesidir. Dava konusu rizikonun oluştuğu dönemi kapsayan ve ""Ek Belge"" olarak düzenlenen belgenin yeni bir sigorta poliçesi mi, yoksa önceki sigorta poliçesinin uzatımı niteliğinde mi olduğu uyuşmazlığın özünü teşkil etmektedir.
İnşaat sigortası ile yapı inşaat ve yapı teçhizatı ile tesisler sigorta kapsamına alınır. Sigorta süresinin tayininde, sadece sigorta poliçesinde yazılı bitim tarihi değil, poliçede yer alan diğer açıklama ve kavramlardan da yararlanılması gerekir. Somut olayda, "İnşaat Sigortaları Ek Belge No: 2" olarak düzenlenen belgede ve davaya konu rizikonun gerçekleştiği dönemi kapsayan "İnşaat Sigortaları Ek Belge No: 6" olarak düzenlenen belgede, yeni teklifname alınmaksızın ilk sigorta poliçesine ait bilgilerin yer alması ve "İnşaat Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işin süresi sigortalının yazısına istinaden uzatıldığı" meşruhatının bulunması ve müteakip 8 ve 11 nolu ek belgelerde sigorta başlangıcının asıl poliçedeki başlangıç tarihi olarak belirtilmesi nedeniyle, bu ek belgelerin yeni bir sigorta akdi niteliğinde olmayıp sigorta süresinin uzatımı niteliğinde belgeler olduğunun kabulü gerekir. Sigortacının sorumluluğu, TTK'nın 1295. maddesine göre, ilk sigorta poliçesindeki primin veya ilk taksidin ödenmesiyle başlar. Sigorta süresinin uzatımına dair belgelerdeki primin zamanında ödenmemesi hali, sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayıp sigortacıya, sigortalıdan bu primleri talep hakkı verir, sigortacı bu halde, sigortalıya ihtarname gönderip temerrüde düşürebileceği gibi, buna rağmen primin ödenmemesi halinde fesih hakkını da kullanabilir. Somut olayda, davalı sigortacının davayı temerrüde düşürmesi ve fesih hakkını kullanması sözkonusu değildir. Nitekim, dava konusu uzatım belgesiyle ilgili primin 16.05.2002'de ödendiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Prim ödenmemesine dayalı olarak, rizikonun teminat altında olmadığından söz edilebilmesi için, yeni dönem için yeni bir sigorta akdinin yapılması gerekir. Oysa, burada yeni bir sigorta akdi olmayıp süre uzatımı sözkonusu olmasına göre, davalının sorumluluğunun belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kararda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, hükmün onanmasına dair Dairemiz kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 29.09.2005 tarih ve 2004/10343 Esas 2005/8964 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nin 22.04.2004 gün 2002/529-2004/219 karar sayılı hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme peşin harçlarını karar düzeltme isteyene iadesine, 10.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy