(2004 S. K. m. 50, 258) (6762 S. K. m. 688) (818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 13. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.10.2005 tarih ve 2005/901-2005/901 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili, davalı borçlu şirketin keşide ettiği çek'in karşılıksız çıktığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz kararı, borçlunun yokluğunda verilmiştir.
Borçlu vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını itirazen istemiştir.
Alacaklı vekili, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, borçlu şirketin merkezinin ve muhatap bankanın bulunduğu yer itibariyle Kadıköy Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararının yetki yönünden kaldırılması istemine ilişkindir.
İİK.'nun 258 nci maddesi hükmü uyarınca ihtiyati hacze, aynı Kanun'un 50 nci maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Bu madde de HUMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. Kural olarak ihtiyati haciz kararı için yetkili mahkeme, HUMK.'nun yetkiye ilişkin maddelerine göre belirlenmelidir. Mahkemece, yazılı gerekçeler ile yetkiye yönelik davacı itirazının kabulüne karar verilmiştir. Oysa, çek'in ödeme yeri ile borçlunun ikametgahının bulunduğu yer, mahkemenin yetki alanı dışında ise de, çek'in keşide yerinin İstanbul olarak yazılı olduğunun kabulü halinde, bu yer, mahkemenin yetki alanı içerisinde olup, davalı-alacaklının doğru yer mahkemesinden ihtiyati haciz kararı istediğinin kabulü gerekecektir. Nitekim, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, keşide yeri de kambiyo hukuku ilişkisinin kurulduğu yer olarak yetkili mahkemelerden biridir.
Somut olayda, keşide yeri İST. olarak gösterilmiştir. Keşide yeri, TTK.'nun 688/6 ncı maddesi ve bendi uyarınca bonoda bulunması gereken unsurlardandır. Aynı Yasa'nın 689 /son maddesi uyarınca da keşide edildiği yer gösterilmeyen bir bono, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılır.
Düzenleme yerinin belli ve mümkün bir yer olması gerektiği gibi bu yerin idari bir birim olması da zorunludur. Bu husus, re'sen araştırılmalıdır. İdari birim yanında adres verilmesi şart değildir. (Bkz: Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2.bası, 1997, sh.472) Kaldı ki, 14.02.1992 gün ve 1992/1 esas, 1992/5 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında da, herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde anlaşılabilir olması koşulu ile keşide yerinin kısaltılmasının da geçerli olduğuna karar verilmiştir. Bu itibarla, somut olayda, keşide yeri olarak, İstanbul'un kastedildiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çek'e dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliğine dönüştüğü gözetilerek, HUMK.'nun 10 ncu maddesi uyarınca ifa yeri olarak BK.'nun 73 ncü madde hükmü nedeniyle, alacaklının ikametgah yeri mahkemesi de yetkili yerlerden biridir. Dairemiz'in 19.09.2005 tarih ve 8454-8277 sayılı ilamı da bu yöndedir.
Bu itibarla, mahkemece, gerek keşide yeri, gerekse alacaklının ikametgah yeri itibariyle, doğru yer mahkemesinden ihtiyati haciz kararı istendiğinin kabulü ile davacı-borçlunun yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı-alacaklı ihtiyati haciz talep eden G... Ltd. Şti. yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy