(6762 S. K. m. 1332) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 14.12.2005 tarih ve 2005/44-2005/614 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile emeklilik sigortası sözleşmesi akdettiğini, ancak poliçede öngörülen süresinin bitmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibi yapıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, İtirazın iptali ile %40 İcra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından hesaplanan 9.511.577.734.-TL'nin ödenmeye hazır olunduğunu, fazla isteğin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki delillere göre, bozma ilamı doğrultusunda alınan rapora göre, davalının temerrüde düştüğü ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.123,58.-YTL. asıl alacak ve 1.110,22.- YTL. işlemiş faiz yönünden takibin devamına, 3.693,58.- YTL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava dövize endeksli emeklilik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde, müvekkilinin 3.095.562.965.-TL iştira tutarı, 1.660.225.902.-TL kar payı tutarı ödemeyi kabul ettiği açıkça bildirilmiştir.
Mahkemece, talep edilebilecek kar payı tutarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan bilirkişinin sıfatı ise, bu konuda görüş bildirmeye yeterli değildir. Zira kar payı birikimi, matematik karşılıkların yatırıldığı varlıkların yıl içerisinde elde edilen gelirlerinin yönetmelik hükümleri ve genel kabul görmüş muhasebe kurallarına göre net yatırım geliri olup, hesaplanması, ilanı, varlıkların değerleme yöntemleri Hazine Müsteşarlığı'nca belirlenmekte ve bu formüle göre hesaplanmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, sigorta hukuku konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı vekilinin kar payı hesabına ilişkin esaslı itirazlar karşılanmak, bu hesaplama sonucunda da cevap dilekçesindeki açık kabul beyanı karşısında davacı yararına hükmedilecek kar payı tutarının, 1.660.225.902.-TL'den az olamayacağı gözetilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kuruması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin, temyizine gelince, TTK.'nun 1332/son ve Hayat Sigorta Genel Şartlarının B/4 maddesi uyarınca sigortacı, masrafı hak sahiplerine ait olmak üzere tüm belgelerin verilmesinden sonra, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı 19 gün içinde hak sahiplerine öder seklinde düzenleme yer aldığından, mahkemece, davalı sigortacının temerrüt tarihinin bu ilke doğrultusunda tespiti gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, bu nedenle, de hükmün davalı yaranına bozulması gerektirmiştir
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDINE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy