(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.06.2004 gün ve 2001/897-2004/684 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif orağı iken, gerçek olmayan borç içeren ve usulüne uygun olmayan ihtarnamelere göre yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borç miktarlarının doğru olduğunu ve ihraç kararının haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihraç kararının kanuna, tüzüğe ve iyi niyet kurallarına uygun ve doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinde, aidat ödemelerini 30 gün geciktiren üyeye iki ihtar gönderileceği, buna rağmen yükümlülükler yine yerine getirilmez ise üyelikten çıkarılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıya gönderilen ilk ihtarname 28.04.2001 gününde tebliğ edilmiş olup, bu ihtarnamede bildirilen borcun 30.03.2003 tarihi itibarıyla belirlendiği bildirilmiştir.
Bu durumda, davalıya gönderilen ihtarnamede, ana sözleşmenin 14/2. maddesine göre mart ayı aidatı ay sonuna kadar ödenebileceğinden, buna göre ödenmemesinin üzerinden 30 tarih geçmediği için henüz muaccel olmayan mart ayına ilişkin aidat bedelinin ilk ihtarnamede istenilmiş olmasına göre, ihtarnameler usulüne uygun olmamıştır. Ayrıca, iki üyeliği olan davacı hakkında, ihtarnamelerde hangi üyeliği için, ne kadar asıl borcu ve ne kadar işlemiş faiz borcunun bulunduğu da ayrı ayrı belirtilmemiş olup, buna göre ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış ve bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy