(6762 S. K. m. 1301)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.09.2004 gün ve 2003/51-2004/564 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilinin TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davalılardan H. Arslan, K. A. Sigorta A.Ş. ve R. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın atiye terki sebebiyle haklarında karar verilmesine yer olmadığına, davalı sürücü İ. Çiftçi'nin tam kusurlu olduğu ancak araç maliki İ. Coştu'nun dosyada mevcut 21.05.2003 günlü ihtarname ile davacıya 1.800.000.000 TL ödediğinin anlaşıldığı, bu halde davalılar İ. Coştu, İ. Çiftçi ve Genel Sigorta A.Ş.hakkında açılan davanın müteselsil sorumlulardan birinin yaptığı ödeme sebebiyle reddine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, 1.251.750.000 TL'nin davalılardan ödeme tarihi olarak belirtilen 02.03.2001 gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, yargılama sırasında davalılardan İ. Coştu tarafından 21.05.2003 gününde davacıya davaya konu kaza ile ilgili olarak 1.800.000.000 TL ödemede bulunulmuştur. Bu ödeme sebebiyle davacı tarafça anılan davalı ibra edilerek, hakkındaki davadan feragat edilmiş ancak kazada meydana gelen hasardan sorumlu bulunan sair davalılar İ. Çiftçi ve Genel Sigorta A.Ş. hakkındaki davaya devam edilmesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu kazada kusuru bulunmayan araç sürücüsü H. Arslan ile bu aracın malik ve sigortacısı olan R. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile K. A. A.Ş. hakkındaki davanın ise atiye bırakılması istenmiştir. Bu halde mahkemece, davacının istediği miktarın kendi sigortalısına ödediği tarihten kendisine ödeme yapılan tarihe kadar işlemiş faizinin de hesaplanarak yapılan ödemenin asıl borç ve faizin ne kadarını karşıladığı belirlenerek, haklarındaki davaya devam edilmesi istenen müteselsil borçlu davalıların bu miktarda borçtan kurtulup, karşılanmamış bir zarar miktarı varsa bundan sorumlu olduklarının kabulü ile, davadan sonra yapılan ödeme sebebiyle dava açılmasına sebebiyet veren ve hakkında davaya devam edilmesi istenen davalıların yargılama giderlerinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmadığı gibi, hakkındaki dava atiye terk edilen davalı K. A. Sigorta A.Ş. ile hakkındaki davanın devamı istenen Genel Sigorta A.Ş. yararına vekalet ücreti tayin edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu sebeplerle davacı yararına bozulmasına karar verildi.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy