(6102 S. K. m. 367)
Taraflar arasında görülen davada Akçaabat Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2003 tarih ve 2003/72-2003/206 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davadışı ancak şirket ortaklarından, .. ve .. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .. Otomotiv ve Tic. A.Ş.’nin hissedarı olduğunu, şirket yönetim kurulunun anlaşmazlıklar nedeniyle uzun süredir toplanamadığını, şirket hesabında para bulunmasına rağmen SSK primleri ve vergisinin ödenmesi dahil borçlarının ödenmediğini, müvekkilinin hisselerini depo ederek şirkete ihtarname keşide ettiğini, ancak verilen cevabi yazıda şirket yönetim ve genel kurulunun uzun zamandır toplanamadığının belirtildiğini, şirket yönetiminin işlevsiz kalması, denetçisinin istifa etmiş olması ve şirketin iflas tehlikesinden kurtulması amacıyla şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tensiben, davanın kabulüyle, şirket yönetim kurulunun oluşturulması, denetçisinin seçilmesi ve gerekli diğer hususların görüşülmesi amacıyla şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için davacıya izin ve yetki verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, dava dışı, ancak, şirket ortaklarından olan .. ve .. vekili temyiz etmiştir.
Yerel mahkeme kararını temyiz eden şirket ortaklarından .. ve .. davada taraf değiller ise de, mahkemece verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava, azınlık olarak TTK’nun 367 nci maddesine dayalı Anonim Şirket genel kurulunun olağanüstü toplantıya daveti için yetki verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece bu incelemenin genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi istenen şirkete tebligat yapılarak, duruşmalı şekilde icra edilmesi veya en azından talebe karşı diyeceğinin şirket yönetiminden sorulması ve istemin elde edilecek sonuca göre değerlendirilmesi gerekir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu doğrultudadır. Mahkemece, bu husus, yerine getirilmeden, hasımsız olarak açılan davanın tensiben kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şirket ortaklarından .. ve .. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde dava dışı ancak şirket ortaklarından .. ve ..'e iadesine, 31.05.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)