(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.02.2006 tarih ve 2005/142 - 2006/31 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı birliğin kendi üyeleriyle birlikte Budapeşte ve Barselona şehirlerine seyahat düzenlenmesi işini üstlenip tüm organizasyonu tamamlayarak seyahate hazır hale getirdiğini, davalının geziye katılacak üyelerinin pasaportlarını dahi müvekkiline göndermişken her iki seyahati de tek taraflı olarak iptal ettiğini, müvekkilinin bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik (12.150) ABD Doları, (1.000) Euro ve (2.828.000.000.-) TL maddi tazminat ile (16.000.000.000.-) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin mal ve hizmet alımlarının satın alma talimatının 11 nci maddesi uyarınca satınalma komisyonu kararının kesinleşip ilgiliye tebliği, sözleşmenin imzalanması ve kesin teminatın yatırılması suretiyle yapıldığını, davacı ile bu şekilde bir bağıt kurulmadığını, davacının müvekkili ile daha önce bir çok seyahat organizasyonu yaptığını ve kamu kurumlarının ihale prosedürünü bilmesi gerektiğini, ihale sonuçlanmadan ve sözleşme imzalanmadan harcama yapmasının kendi hatası olduğunu, dava konusu organizasyonun, teklifler toplanıp ihale henüz sonuçlanmadan iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 5590 sayılı Kanun'a göre kurulmuş bir kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu, hukuki statüsü ve satınalma talimatlarına göre mal ve hizmet alımı için gereken kesinleşmiş bir komisyon kararı ve taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin, somut olayda mevcut olmadığı, harcama belgelerinin de bu organizasyon için düzenlendiğinin belli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2004/109-9292 sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.672,00 USD nin dava tarihinden itibaren Devlet Bankaları tarafından bir yıllık USD cinsinden açılmış vadeli mevduata verilen en yüksek faizi ile tahsiline ve 6.828,00YTL.sının dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline fazlaya ait istemin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, seyahat düzenleme ilişkisinden doğan alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile Budapeşte/Macaristan ve Barcelona/İspanya'ya seyahat işinin müvekkili tarafından üstlenildiği ve müvekkili tarafından bu seyahatlere ait organizasyonun hazırlandığı halde davalının seyahatleri tek taraflı olarak iptal etmesi nedeniyle uğradığı menfi ve müsbet zararlarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, BK.nun 106. madde hükmüne aykırı olarak, davacının bu seyahatlerin gerçekleşmemesi nedeniyle ifaya olan menfaatinin karşılığı olan yoksun kaldığı kar mahrumiyetine karar verildiği halde bu sözleşmenin ifası uğruna davacı tarafından yapılan masrafların menfi zarar adı altında kabulü ile hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre, davacı anılan seyahatler için 01.04.2002 ve 03.04.2002 tarihlerinde teklif vermiş ve seyahat davalı tarafından 05.04.2002 tarihinde iptal edilmiş olmasına göre, bu tarihlerin öncesini ve sonrasını kapsayan ve davacı tarafından bu organizasyon için yapıldığı ispatlanamayan seyahat, konaklama ve telefon giderlerinin de tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.06.2007 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy