(818 S. K. m. 32, 33)
Taraflar arasında görülen davada A... Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.01.2006 tarih ve 2003/185 - 2006/4 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının K.... İşletmeleri A.Ş.den aldığı taşıma ihalesi nedeniyle taşeron olarak davalı nezdinde taşıma işini yaptığını, yaptığı iş karşılığı müvekkiline senet verildiğini, ancak söz konusu senedin vadesinde ödenmediğini ve başlatılan icra takibine karşı da davalının itirazda bulunarak imzayı ve borcu inkar ettiğini, davalının itirazlarında kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin taşeronu olmadığını, takibe dayanak yapılan kambiyo senedinde bulunan müvekkili şirketin kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının kömür taşınması ile ilgili sözleşmelerin imzasından çekleri teslim almaya kadar pek çok işlemde E.... D.....'nun yaptığı iş ve işlemleri vekil sıfatıyla benimsediği, hatta davacıya verilen iki adet çekin dahi anılan şahıs tarafından davacıya ciro edildiğinin anlaşılması karşısında takibe konu yapılan bir kısmı da ödenmiş bulunan bonodaki davalı şirket kaşesi üzerine atılmış olan E.... D.... imzasının davalı şirketi ilzam etmediği yönündeki iddianın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davacı yararına % 40 oranında 3.490 YTL icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karan, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket davalının K.... İşletmeleri A.Ş.den aldığı taşıma işini taşeron olarak yerine getirdiğini, yaptığı taşıma işleri nedeniyle hak ettiği bedel için de davalının yetkilisi bulunan E.... D.....'nun senet düzenlediğini iddia etmiştir. Davalı şirket ise davacının taşeronu olmadığını, aralarında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, takibe dayanak senet altındaki şirket kaşesi üzerindeki imzanın da şirket yetkilisine ait olmadığını dava dışı Erol D.'na verilen vekaletnamede şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunmadığını savunarak ticari ilişkiyi ve senedi kabul etmemiştir.
Dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde davalı şirketin katılacağı ihalelerle ilgili olarak yürütülecek tüm faaliyetler ve ödemelerde dava dışı E... D.... davalı şirketin vekili olarak tayin edilmişse de anılan şahsa davalı şirket adına kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmemiştir. Yargılama sırasında taraf vekilleri ticari defter ve kayıtlarında aralarındaki ilişki konusunda bir kayıt bulunmadığını belirterek kayıtlar üzerinde inceleme yapılmasını istememişlerdir. Bu durumda senedi davalı şirket adına düzenleyen şahsa kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin tanınmamış olmasına, tarafların defter kayıtlarına dayanmamış bulunmasına ve takibe konu senedin davacıya hangi amaçla verildiği hususunda senet üzerinde bir açıklama da olmamasına göre mahkemece davacı taraftan davalı şirket adına dava dışı K..... İşletmeleri A.Ş.nin taşıma işlerini yaptığına ilişkin iddiasını kanıtlayıcı delillerini sunmasının istenerek bu delillerin incelenmesi ve davacının davalıdan takibe konu miktarda bir alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerektiği gibi, takibe konu borçluları E... ve davalı şirket olan senetteki miktardan 4.500.000.000 TL'lik kısmın takipten önce tahsil edildiğinin takip talebinde açıkça belirtilmesine göre anılan senede mahsuben yapılan bu ödemenin kimin tarafından yapıldığının davacıya açıklattırılarak bu konudaki delillerini sunmasının istenmesi, ödemenin davalı tarafından yapıldığının anlaşılması halinde yapılan bu kısmi ödemenin senedin davalı şirket tarafından benimsenmesi sonucunu doğurup doğurmadığının tayin ve takdiri gerektiğinden anılan hususlar üzerinde durulmadan kambiyo senedi düzenleme yetkisi tanınmayan vekil tarafından davalı adına düzenlenen senedin davalı şirketi bağladığı soncuna varılması doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy