(818 S. K. m. 360, 362)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15/02/2006 tarih ve 2004/526-2006/47 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2007 gününde davacı avukatı H. T. Y. ile davalı avukatı C. C. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından "Endüstriyel 3. Şahıs ve Ürün Sorumluluk Sigortası" yapılan sigortalı G. Hidromas Hidrolik Otomtiv San. ve Tic. A.Ş.'nin ürettiği kamyon, dorseli TIR'lar ve bu tür araçların araç üstü ekipmanı olarak kullanılan "önden kaldırma kovanlı teleskopik silindir"in sigortalı tarafından yurt dışına ihraç edilip, Volvo EM 12 marka bir kamyonda üreticisi tarafından kullanıldığını, kamyonun toprak yüklü halde çalışmak üzere geldiği yerde sürücünün hidrolik güç ünitesini çalıştırıp, damper yükselirken teleskopik silindirin 2. kademesinin 1. kademesinden ayrılarak kamyon üzerine düşmesi nedeniyle aracın kullanılamaz hale geldiğini, hasarın sebebinin sigortalı tarafından davalıdan tedarik edilmekte olan "stop ring" isimli ve teleskopik silindire yerleştirilen ve kritik sayılan malzemenin yapı kusuru olduğunun belirlendiğini, bu kaza dolayısıyla sigortalısının 3. kişi durumunda bulunan kamyon malikine yapmış olduğu ödemeyi karşılayan davacının davalıya karşı rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek, (16.536.37) USD tazminat alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı sigortalısı G. A. Ş. tarafından verilen modele göre imalat yaptığını, bu modelin nereye kullanılacağını, kalitesinin ve öneminin ne olduğunu bilmediğini, müvekkiline ait mamulün kullanımı nedeniyle kazanın meydana geldiğinin de belli olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, meydana gelen hasarın stop ring olarak tabir edilen parçanın dökümü esnasında sfero yerine temel B tipi yapıda döküm yapılmasından kaynaklandığı, davalının davacı sigortalısı G. A. Ş. ile bu parçanın üretimi ve satışı konusunda ticari ilişkilerinin olduğunu cevap dilekçesiyle kabul ettiği, hasardan kusurlu mamulü üreten firmanın sorumlu olduğu, ilk olarak alınan bilirkişi raporundaki değer davacı tarafından kabul edildiğinden davalı lehine kazanılmış hak doğduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüyle (10.329,80) USD'nın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 16.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- BK. 360 ve 362. maddeleri uyarınca, iş sahibince eserin teslim alınmasından sonra uygun bir zaman içerisinde muayenesinin yapılıp varsa kusurlarının karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Sonradan çıkan gizli ayıpların da vakit geçirilmeden ihbar olunması icap eder. Aksi takdirde eserin eksik işler dışında kalan kusurlarından dolayı müteahhidin sorumluluğu kalmaz.
Somut olayda, davacı sigortalısınca davalıya imal ettirilen "stop ring" isimli ve teleskopik silindire yerleştirilen malzemenin imalat kusuru olduğu iddiasına dayalı olarak dava açılmış olmakla, öncelikle davalı tarafından imal edilen malzemedeki ayıbın gizli ayıp olup, olmadığının, davacı sigortalısınca bilinip, bilinemeyeceğinin belirlenmesi, bilinemeyecek durumda olduğunun tespiti halinde BK'nun 362.maddesi uyarınca davalının sorumluluğunun karar yerinde değerlendirilip tartışılması, sorumlu olacağının belirlenmesi halinde davacı sigortalısının imal olunan şeyi muayene etmeksizin kendi imalatında kullanmasının onun müterafik kusurunu teşkil edip, etmeyeceğinin tartışılması suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olmuştur.
3- Öte yandan, dava dosyasında yer alan ve davacı sigortaca sigortalısına yapılan ödemeyi gösteren "İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" başlıklı belgenin hatalı olarak hasar tarihinden daha önceki bir tarih olan 16.09.2002 tarihini taşıması karşısında, davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan fiili ödeme tarihi belirlenerek faiz başlangıcına bu tarihin esas alınması gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen bir tarihin esas alınmış olması da doğru olmamıştır.
4- Davacı temyizine gelince, mahkemece alınan 11.03.2005 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı vekilince 04.05.2005 günlü oturumda açık bir kabul beyanında bulunulmamış, rapora karşı genel olarak bir itirazlarının olmadığı beyan edilmesine karşın hasar bedeli hesaplanırken yaptıkları ödemenin dikkate alınmadığı açıkça vurgulanmıştır. Bu durumda, bilirkişice hesaplanan hasar miktarına ilişkin olarak para biriminde yapılan hatanın davacı tarafından kabul edildiği sonucu çıkartılamayacağından davalı yararına kazanılmış haktan söz etmeye de imkan bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, para birimi açısından hatalı bilirkişi raporuna istinaden hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına, takdir edilen 500.00 YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2007 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy