(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.03.2006 tarih ve 2005/61-2006/74 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile aralarında imzalanan üye işyeri sözleşmesi uyarınca, müvekkiline ait işyerine POS makinesi bağlandığını, işyerinde yapılan alışverişlerde kullanılan kredi kartlarına bankaca onay verilmesine rağmen, satış bedellerinden toplam 22.540.000.000.000.TL.nin başvurulara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak bir alışveriş için birden fazla işlem yaptığını, bu nedenle itiraz üzerine oluşabilecek zararlara karşılık sözleşme gereği bloke işlemi yapıldığını ve bunun haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının işlemlerinin usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle bloke işleminin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; taraflar arasında mevcut sözleşme ve Uluslararası Kredi Kartı Kuralları uyarınca, davacının sözleşme ile kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, sözleşmeye aykırı olarak slip böldüğü ve bu nedenlerle davalı bankanın yaptığı bloke işleminin sözleşme ve uygulamadan doğan hakkın kullanılması niteliğinde olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı bankanın dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde, blokeye neden olan alışverişe ilişkin olarak, yabancı banka tarafından davalı bankaya ödeme yapıldığı kabul edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, hesaba bloke konulmasına neden olan alışverişe ilişkin olarak, kredi kartının ait olduğu bankaca, ödemeden sonra, bu işlem hakkında yeniden bir başvuruda bulunulup bulunulmadığı, geri istenip istenmediği, charge back işlemine tabi tutulup tutulmadığı hususları araştırılarak, bunun sonucuna göre bloke edilen paranın davalı bankada kalmasının haklı bir nedeninin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy