(4721 S. K. m. 995)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2005 tarih ve 2003/956-2005/416 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. I. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife peşin bedelli olarak üye yapıldığını ve kendisine bağımsız bölüm tahsis edildiğini, bu tarihten itibaren uzun süre geçmesine ve ihtarda bulunulmasına rağmen satın alınan dairenin müvekkiline tahsis, teslim ve adına tescilinin yapılmadığını, ancak kooperatifte üye fazlalığı olması nedeniyle boşta kalan daire bulunmadığının öğrenildiğini ileri sürerek fazlaya ait talep hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihi itibariyle rayiç daire bedeli alacağına istinaden 1.000.000.000 TL ile rayiç kira bedeli alacağına istinaden 100.000.000 TL olmak üzere toplam 1.100.000.000 TL nın kura çekim tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile de rayiç daire bedeli için 19.000.000.000 TL, rayiç ecrimisil tazminatı için 4.900.000.000 TL olmak üzere toplam 23.900.000.000 TL nın rayiç daire bedelinin dava tarihinden, ecrimisil tazminatının ise üyelerin fiilen yararlanma tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya peşin bedel ile satım yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, satışı yapan yönetim kurulunun kusurlu bulunup, şimdiki yönetimin kusuru olmadığını, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 15.000.000.000 TL daire bedeli ve 2.350.219.123 TL kira alacağı toplamı olan 17.353.219.123 TL nın 1.100.000.000 TL na asıl dava tarihi, kalanına ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama sırasında yapılan ıslahta daire bedeli için dava tarihinden itibaren faiz istenmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortağı olan davacıya daire tahsis edilmemesi nedenine dayalı daire bedeli ve kira geliri istemlerine ilişkindir. Kooperatif ortağı olan davacıya bağımsız bölüm tahsisinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre daire yerine verilecek tazminatın bilirkişi kurulu tarafından Dairemizce benimsenen ve aşağıda esasları açıklanan hesaplama yöntemine göre belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre;
1-Öncelikle ortaklara tahsis edilen konutun dava tarihindeki rayiç değeri saptanmalıdır.
2-Normal ve eksiksiz ödeme yapan bir ortağın ödemeleri TEFE ortalama rakamları esas alınıp, dava tarihindeki güncel değeri bulunmalıdır.
3-Daha sonra,(1) no’lu bentteki değerden (2) no’lu bentte bulunan değer çıkartılarak normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemeleri karşılığında ne miktar bir yararlanma sağladığı saptanmalıdır.
4-Davacının yaptığı ödemeler (2) no’lu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak davacının ödemeleri güncelleştirilmelidir.
5-Bu veriler ortaya çıkarıldıktan sonra, (4) no’lu bentte bulunan miktar (3) no’lu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) no’lu bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak meblağa, davacı ortağın kooperatife fiilen ödediği miktarın güncelleştirilmiş değerinin de eklenerek bulunan miktarın davacıya daire karşılığı ödenecek bedel olarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde dava tarihindeki konut rayiç değerinin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle hüküm altına alınan daire bedeli yönünden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine;(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 221,40 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.