(2004 S. K. m. 257)
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/05/2006 tarih ve 2006/171-2006/171 D. İş. Sayılı Kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, müvekkilinin hamili, karşı tarafın keşidecisi ve cirantası olduğu bononun vadesinde ödenmediğini, ciranta Yavuz'a protesto keşide etmelerine rağmen alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyaten haciz karan verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, borçluların yokluğunda, ihtiyaten haciz kararı verilmiştir.
Karşı taraf (ciranta) vekili, müvekkilinin ciranta olduğunu, aleyhlerine ihtiyati haciz karan verilebilmesi için keşidecinin protesto edilmesi gerektiğini, halbuki alacaklının ciranta olan müvekkilinin protesto ettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını itirazen talep etmiştir.
Alacaklı taraf, cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, itiraz edenin bonoda ciranta olup bono bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gereklidir. Alacaklının, bonoyu tanzim edene (keşideciye), onun lehine aval verene ve bunların yetkisiz temsilcilerine karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, bononun vadesinin gelmesi gerekli ve yeterlidir. Bundan başka, yetkili hamilin ödememe protestosu çekmiş olmasına ve bu protestoyu bono ile birlikte ihtiyati haciz talebine eklemesine gerek yoktur. Çünkü, yetkili hamil bu kişilere karşı doğrudan doğruya talep hakkına sahiptir.
Ancak, alacaklının bononun cirantalarına, bunlar lehine aval verenlere ve bunların yetkisiz temsilcilerine karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, ödememe protestosu çekmiş olması ve bu protestoyu ihtiyati haciz talebine eklemesi şarttır. Aksi halde, cirantalara başvuru imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ciranta bakımından da ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy