(818 S. K. m. 55) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.02.2005 tarih ve 2003/1193-2005/103 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 30.01.2007 gününde davacı avukatı M. Hadimi Yakupoğlu ile davalı avukatı Sevil G. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, hesap ile ilgili işlemlerde bankanın eski çalışanı Dilek D.'nun ilgilendiğini, 23.10.2002 tarihinde hesaptaki hazine bonosu vadelerinin dolması üzerine, şubenin kalabalık olması nedeniyle hesap cüzdanının Dilek'e verildiğini, ertesi gün Dilek'in hesaptaki paranın bir kısmı ile Hazine bonosu, 8.900.000.000 TL'lik ise likid fon alındığını söylediğini, kendisinden belge istendiğinde iki adet belgenin imzalatıldığını, daha sonra anılan kişinin birçok müşteri hesapları üzerinde usulsüz işlemler yaptığının ortaya çıktığını, müşterilerden açığa imzalı tediye fişleri aldığının tespit edildiğini, müvekkillerinin hesaptaki parasını istediğinde paranın imza karşılığında çekildiğinin söylendiğini, davalı banka çalışanının müşterilerin güvenini kötüye kullanarak dolandırıcılık yaptığını ileri sürerek, 340 adet ziraat B Tipi Likit fon karşılığı hesap tutarının 01.11.2002 tarihinden itibaren faizi ve 3 milyar TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; müşteri şikayetleri üzerine banka çalışanı Dilek D.'nun yaptığı işlemler için soruşturma açıldığını, yapılan incelemede DD parafıyla düzenlenen iki adet tediye fişindeki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiğini, bu durumda paranın davacının imzası karşılığında kendisine ödendiğinin anlaşıldığını, cüzdanın üst kısmına elle yazılmış bulunan FON 3-340 rakamının kimin tarafından yazıldığının belli olmadığını, hesap cüzdanındaki bilgisayar kaydı hesap hareketlerinin de paranın çekildiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacının hesabında 34.015.000.000 TL'nin 24.999.122.740 TL'sına hazine bonosu alındığı,, bakiye 9.016.771.176 TL'den 8.900.000.000 TL'nin davacı imzasını taşıyan tediye fişleri ile kendisine ödendiği ve hesap cüzdanına işlendiği hesap cüzdanı ile banka kayıtlarının uyumlu olduğu, hesaptaki alacaklı bakiyesinin 116.771.176.TL olduğu, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın 116.771.176 TL'na 01.11.2002 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz yürütülmek üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı banka şube personeli Dilek D.'nun usulsüz işlemlerle davacı hesabından çektiği tutarın tahsili istemine ilişkindir.
Hesapta yapılan usulsüz işlemler dava dilekçesinde açıklanmış, banka müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucunda da, banka görevlisinin büyük çaplı usulsüz işlemleri tespit edilmiş, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin yakalandığı belirlenmiş ve sonuçta da aralarında davacının da bulunduğu mudilerin zararlarının karşılanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece; tediye fişlerindeki imzaların davacıya ait olduğu ve hesap cüzdanında da işlemin göründüğü, cüzdan kayıtlarının da banka kayıtları ile uyumlu olduğu gerekçesiyle dava konusu edilen tutar açısından red kararı verilmiştir.
Davalı bankanın kendi teftiş kuruluna yaptırdığı inceleme ile davacı hesabındaki usulsüzlük belirlendiği ve bankaca ödeme yapılması gerektiğine işaret edildiği gibi teftiş raporunda sözü edilen banka çalışanının kasasında yakalanan mudi imzalı ancak içeriği boş tediye fişlerinin kullanıldığı olgusu Dairemiz'in emsal kararlarında da davalı bankanın sorumluluğu açısından dikkate değer bulunmuştur.
Öte yandan, davanın reddine dayanak gösterilen tediye fişlerinde, hesaptan çekilen paranın dökümü yapılmamıştır. Bankacılık uygulanmasından kasa hesabının takibi açısından yapılan döküm işleminin davacı imzasını taşıyan tediye fişlerinde yapılmamış olması da banka görevlilisinin usulsüz işlemleri ve özellikle dava konusu işlem açısından da dikkat çekicidir.
Davalı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığı sabit olduğuna göre BK. 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemenin kısmen kabul konusu yaptığı 116.771.176 TL davacının hesap cüzdanında görünen bakiye olup, dava konusu edilmeyen bir tutardır. O halde HUMK. nun 74. maddesi gereğince dava konusu edilmemiş olan hususta karar verilmesi mümkün olmadığı halde yazılı gerekçeyle bu tutarın davalıdan tahsiline hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle de davalı yararına BOZULMASINA; 500.00 YTL vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy