(6102 S. K. m. 58) (818 S. K. m. 49)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2005 tarih ve 2004/497-2005/776 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.02.2008 gününde davacı avukatı
ile davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. vekili
geldiler, davetiye tebligatına rağmen diğer davalı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi
. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Galatasaray Futbol Takımı'na ilişkin her türlü marka, amblem, ad, unvan, logo, renk, slogan, işaret, imaj gibi tanıtım vasıtalarının kullanılması hususunda Galatasaray Spor Kulübü Derneği ile 19.09.2000 tarihinde imzalanan sözleşme ile 30 yıllığına münhasır lisans sahibi olduğunu, davacı şirketin işbu münhasır lisans hakkına dayanarak anılan marka, amblem, logo, işaret, renk, imaj ve sloganların çeşitli ürünlerde kullanılması hususunda çeşitli firmalar ile alt lisans sözleşmeleri akdedip, asgari lisans ücretiyle birim lisans ücreti adı altında ticari kazanç elde ettiğini, davalı .. Mobilya Ltd.Şti.'nin Galatasaray Futbol Takımı'nı vurgulayan unsurları ve imajını taşıyan, sarı-kırmızı renklerden oluşan "kollu ve standart model oturma koltuklarını" üreterek/ürettirerek, ithal ederek, reklamlarını yaparak, diğer davalının ise söz konusu ürünleri internet üzerinden "Galatasaray Modeli" adı altında piyasaya ve satışa sunarak iltibas yaratmak suretiyle haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, davacı şirketin haksız rekabete konu eylem nedeniyle mahrum kaldığı kâr ve kazanç kaybıyla uğradığı fiili zararın tazmini amacıyla (60.000.000.000)TL maddi ve uğranılan itibar kaybı için (10.000.000.000)TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalıların haksız rekabet yaratan eylemlerinin tespiti ile son verilmesine, kararın basın yoluyla ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Mobilya Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin eyleminin üretimini yaptığı ürünlerde renklerin kullanımından öteye geçmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı .. İletişim Sanal Mağazacılık Tic. Ltd. Şti. temsilcisi, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği hiçbir mal satımı yapılmadığını, davacının ihtarnamesi üzerine internet sitelerindeki satış ilanının iptal edildiğini, uygulamada, ürettiği veya ithal ettiği emtiayı pazarlamak isteyen şirket veya firmaların şirketleriyle temas kurup, pazarlanmasını istediği emtianın cinsini, vasfını ve özelliklerini bildirip, bildirilen isim ve şeklin internet sitelerinde yer aldığını, kendilerinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, renklerin kullanımının davacının tekelinde olamayacağı, davalı .. Ltd. Şti. tarafından üretilen malların sadece renklerinin sarı-kırmızıdan ibaret olup, bu hususta endüstriyel tasarım tescil belgesinin de bulunduğu, üründe logo, marka, amblem, işaretin davacı tarafından üretilmiş bir ürün bulunmadığı, dolayısıyla zararında maddi olarak bu anlamda söz konusu edilemeyeceği diğer davalı ... Ltd.Şti.'nin ise sitesinde bu ürünü pazarlarken "Galatasaray Modeli" ibaresiyle satışa sunduğu, bu sunuş tavrıyla tüketicinin zihninde kulübün imajının oluşacağı bu eylemiyle iltibasa neden olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının üretime ilişkin faaliyetinin olmadığı, manevi tazminatın ise eylemin davacının ticari itibarını zedeleyecek, küçük düşürecek bir eylem olarak değerlendirilemeyeceğinden koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın davalı .. Mobilya Ltd. Şti. yönünden haksız rekabet koşulları oluşmadığından reddine, davalı ... Ltd. Şti. yönünden haksız rekabetin tespitiyle eylemine son verilmesine, kararın gazetede ilanına, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- TTK'nun 58 inci maddesi hükmüne göre, haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği şeylerden biriside maddi tazminattır. Bu isteğin kabul edilebilmesi için de o kimsenin zararını kanıtlamış olması gerekir. Anılan TTK'nun 58(d) maddesi uyarınca kusurun mevcudiyeti halinde varsa zarar ve ziyanın tazminin talep edilebileceği belirtildikten sonra, böyle bir zararın ve özellikle miktarının ispatındaki güçlüğü göz önünde tutan kanun koyucu eylemin mali bakımdan müeyyidesiz kalmaması için hakime maddi tazminat olarak davalının haksız rekabet sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisini dahi vermiştir. Bu durumda mahkemece davacının maddi tazminat isteminin TTK'nun 58 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, salt davacının, davaya konu koltuk üretimi bulunmadığından bahisle bu kaleme yönelik istemin reddine karar verilmiş olması doğru görülmediği gibi, TTK'nun 58 inci maddesi haksız rekabet yüzünden iktisadi menfaatleri bakımından zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimseye Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise, manevi tazminat isteyebilmek hakkını da tanımış bulunmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi daha geniş bir mefhum olan şahsi menfaatin ihlali esasına dayandığı halde sözü edilen 58 inci madde sadece iktisadi menfaatin ihlaline, daha doğrusu "iktisadi menfaat bakımından zarara uğranılmasına" ve hatta "böyle bir tehlikeye maruz kalınmasına" istinat etmektedir. Bu durumda söz konusu 58.ve 49 uncu maddelerin birlikte değerlendirilmesinden çıkan sonuca göre, hakimin haksız rekabet eylemi dolayısıyla manevi tazminata hükmedebilmesi için davacının iktisadi menfaati yönünden zararın veya tehlikenin ve kusurun mevcudiyeti yeterlidir. Esasen manevi tazminat hususunda tüzel kişiler için elem veya acı söz konusu olamayacağından, tüzel kişinin örneğin iyi şöhretinin korunması amacı güdülür. Bu durumda mahkemece, açıklanmaya çalışılan ilkeler uyarınca manevi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerekirken, eylemin davacının ticari itibarını zedeleyecek, küçük düşürecek bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına, takdir edilen 550.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalı Promedya Ltd.Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy