(6102 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.09.2006 tarih ve 2005/317 - 2006/508 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.06.2008 gününde davacı avukatı …. ile davalı avukatı ….. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin unvanını 22.01.1985 tarihinde tescil ettirdiğini ve şirketin triko, konfeksiyon ve tekstil üretim ve ticareti ile iştigal ettiğini, davalı şirketin de aynı alanda faaliyet gösterdiğini ve unvanını da 26.03.1992 tarihinde tescil ettirdiğini, ayrıca unvanındaki “HEY” ibaresini başkaca şekilde tanıtım araç ve gereçlerinde kullandığını, davalının eyleminin TTK.nun 56 ve devam eden maddelerinde düzenlenen haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, davalının unvanındaki “HEY” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yurt dışı için fason üretim yaptığını davacının ise “HEY Triko” olarak üretim ve pazarlama yaptığını, müvekkilinin sipariş üzerine ürettiği ürünlerde sipariş verenin markasını kullandığını ve yurtiçi satış yapmadığını, davalının faaliyetini tescilli ticaret unvanı ile yürüttüğünü 13 yıl boyunca davacının sessiz kalarak dava açmasının iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tanık anlatımları ile ticaret sicil kayıtlarına dayanılarak, uyuşmazlığın çözümünün hukuki olduğu ve bilirkişi incelemesi yapılması ile tanık dinlenmesine gerek olmadığı, davacının daha önceki tarihte tescil ettirdiği unvanındaki “HEY” ibaresinin davalı yanca davacının rızası hilafına tescil ettirdiği unvanında aynen kullandığı ve bu durumun davacının unvanı ile iltibasa yol açtığı, haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davalının unvanındaki “HEY” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tescilli unvana vaki tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, davalının unvanının ticaret sicilinden terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, tescilde önceliğin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ticaret unvanı 12.01.1985 tarihinde, davalının ise 30.03.1992 tarihinde tescil edilmiştir. Dava ise 08.09.2005 tarihinde açılmıştır. Her iki yanın unvan tescilleri İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’nca yapılmıştır. Tarafların iştigal konularının aynı olması, aynı ticaret sicil memurluğu sınırları içinde faaliyet göstermeleri dikkate alındığında, davalı şirketin unvanın tescil edildiği tarihten itibaren dava tarihine kadar davacının ses çıkarmadığı halde eldeki davanın açılmış olmasının MK.nun 2 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle salt tescil önceliğine dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)