(818 S. K. m. 81) (6762 S. K. m. 336)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.04.2007 tarih ve 2003/974-2007/209 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.042008 gününde davacı avukatı Nedim Kaleli ve davalılardan T. İş Bankası avukatı İ. Murat Haznedar ve avukat Fatma Akdemir ile Prof. Dr. Ahmet Kırman ve H. Ersin Özince avukatı Uğur Adem Kocaman geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılardan Ömer Dinçkök vekili duruşmaya gelmediği, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Sönmez Yapı T.A.Ş.'nin davalı bankadan 16.04.1997 tarihinde kullandığı (1.500.000) USD'lik teminat mektubu kredisinin teminatı olarak Tarabya'da kain (111) parselde kayıtlı taşınmazın sözlü mutabakatla oluşan inançlı işlemle tapuda davalı bankaya devredildiğini, tapuda satış gibi gösterilen işlemin iptali olanağını ortadan kaldırmak amacıyla iki yıl sonra 04.05.1999 tarihinde düzenlenen protokolle müvekkilinin müzayaka halinde olmasından yararlanılarak taşınmazın Sönmez grubunun davalıya olan borçlarına teminat oluşturacak şekilde değiştirildiğini, haksız olarak ele geçirilen taşınmazın 27.12.2002 tarihinde davalılardan Ömer Dinçkök'e devredildiğini, daha önce yolsuz tescilin iptali davasının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1994/914 Esas sayılı dosyasında B.K.'nun 81. Maddesi uyarınca edimlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, ancak bu maddeye özgü mehil verilmediğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan 2001/915 sayılı davanın ise kesin hüküm gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, 16.04.1997 ve 27.12.2002 tarihli tescillerinin iptalini ve müvekkili adına tescilini, müvekkilinin borçlarından dolayı yapılan tahsilatın 04.05.1999 tarihinde döviz faizi hariç (5.500.000) USD'dan fazla olamayacağının tespitini, taşınmazın davayı bankaca satışından sağlanan (6.855.469) USD'nin borçtan mahsubunu, tapu kaydı iptal edilmez ise borcun tamamen ödendiğinin tespitini, fazla tahsilatın saptanması halinde şimdilik (19.000) USD'nin istirdadını, muvazaalı satış değeri ile gerçek değer arasındaki fark nedeniyle şimdilik (30.000) YTL.'nin davalı bankadan ve TTK'nun 336. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekillerince açılan davanın kesin hüküm, pasif husumet yokluğu ve esastan reddi savunulmuştur.
Mahkemece, mübrez belgelere, ilgili dava dosyaları kapsamına, banka kayıtlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacılardan Sönmez Yapı A.Ş. yönünden tapu iptali ve tescil istemi bakımından kesin hüküm bulunduğu, taşınmazla geçmişte mülkiyet ilişkisi bulunmayan diğer davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından kesin hüküm olgusunun geçerliliğinin etkilenmeyeceği, diğer talepler yönünden kesin hükümden söz edilemeyeceği, önceki kararın kesin delil sayılabileceği, 16.04.1997 tarihinde davacı Sönmez A.Ş.'nin (30.000) USD bedelle taşınmazını davalı bankaya satışı gibi gösterildiği halde gerçekte banka alacağının teminatını oluşturma amacına yönelik olduğunun 14.05.1999 tarihli protokolle anlaşıldığı, ilk işlemin inançlı işleme dayandığı, davacıların taşınmazın teminatını oluşturduğu kredi borçlarını tamamen ödememiş olmaları nedeniyle taşınmazın geri verilme koşullarının oluşmadığı ve dava tarihinden istirdadı gereken fazla bir ödemenin bulunmadığı, bu bakımdan tapu iptali ve tescili isteminin reddi gerektiği, bankanın taşınmazın davalı Ömer Dinçkök'e satışından elde ettiği bedeli davacıların borcundan mahsup etmesi nedeniyle davacıların zarara uğramalarının söz konusu olmadığı, davacıların banka yöneticileri aleyhine böyle bir dava açmaya esas aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi, davanın bu aşamasında anılan davalıların pasif husumet ehliyetlerinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın belirtilen sebep ve şekillerde reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisinde bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacıların 04.05.1999 tarihinde (5.500.000) USD olarak dondurulan borcundan dolayı yapılan ödemelerden sonra dava tarihi itibarıyle mevcut borcun miktarının ne olduğu konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Kararın dayandırıldığı, 06.01.2006 tarihli bilirkişiler kurulu raporunda da belirtildiği üzere dosyadaki bilgi ve belgeler borcun bakiyesini belirlemeye yeterli olmadığından davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak protokolle dondurulan (5.500.000) USD borçla ilgili olarak davacılarca, dava tarihine kadar yapılan ödemeler ve borcun teminatı (111) parsel sayılı taşınmazın bankaca satışından tahsil edilen meblağın mahsubundan sonra davanın açıldığı 07.08.2003 tarihinde davacıların bakiye borcunun bulunup bulunmadığının saptanması gerekirken, eksik verilere dayalı düzenlenen ve temyiz denetimine elverişsiz bilirkişi raporu ile yetinilerek borcun varlığı ve arsa niceliği konusuna açıklık getirilmemesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, Sönmez İnş. A.Ş. dışındaki davacıların 04.05.1999 tarihli protokolle müşterek borçlu sıfatı ile kararlaştırılan borcu üstlenerek ödemeyi taahhüt etmeleri nedeniyle borcun miktarının tespiti ve fazla ödeme varsa bunun istirdadında hukuki yararlarının ve dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünün (5) no'lu bendinde yer alan istemler yönünden aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu gözden kaçırılarak bu davacılar yönünden yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3- Dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünün (6) no'lu bendindeki inançlı işlemle davalı bankaya devredilen ve borcun teminatını oluşturan (111) parsel sayılı bahçeli köşk niteliğindeki taşınmazın rayiç değerin çok altında bir bedelle satıldığı ve rayiç değerden satılması halinde borcun tasfiyesinden sonra istirdada esas bakiye kalacağı iddiası ve buna dayalı istemler hakkında hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan ve gerekçeli kararda tartışılmadan satış bedelinin davacıların borcundan mahsup edildiğinden söz edilerek hüküm fıkrasının 5. bendiyle bu yöndeki istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davacılardan Sönmez İnş. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no.lu bentteki nedenlerle kararın tüm davacılar, 3 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılardan Sönmez İnşaat A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir edilen 550,00 YTL. tutarındaki duruşma vekillik ücretinin davalı bankadan alınarak davacılara ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy