(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/11/2006 tarih ve 2006/22-2006/54 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1928 yılından beri tanıtım vasıtası olarak kullandığı ve tescil ettirdiği İŞ ibareli markasına iltibas ve tecavüz oluşturacak ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlayabilecek şekilde davalı şirketin, 2001 yılında SL ibaresini 25,34 ve 35 nci sınıf mal ve hizmetler için marka olarak tesciline dair başvurusunun ilanı üzerine müvekkilinin iltibas ve tanınmışlık vak'alarına dayalı olarak diğer davalı nezdinde yaptığı itirazın önce Marka Dairesince sonra YİDK tarafından reddedildiği, kararın doğru olmadığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu 556 sayılı KHK7nın 7/1-b, 8/1-b ve 8/4 ncü madde hükümleri karşısında, davalı başvurusunun reddi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini, davalı başvurusunun reddini, davacı markasının tanınmış marka olarak tespitini, TPE tarafından tanınmışlık statüsüne alınmasını ve bunun ilanının talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığını ayrı ayrı savunmuşlardır.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, biçimsel, fonatik, anlam ve umumi intibadan doğan bir benzerlik bulunmadığı, ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilemeyeceği, harflerin yapısal olarak birbirinden farklı düzenlendiği, ayrı biçimde okunabildiği, özgün bir yazım ve anlayışla ayrılmaz biçimde harflerin bir araya getirildiği, davacının markası tanınmış olsa da, davalının başvurusuna konu işaretin farklı olması nedeniyle davacının tanınmış markasının itibarından haksız biçimde yararlanmanın söz edilemeyeceği, davalının anılan işareti iş evrakında, 1950 yılından beri kullandığından, davacı markasından yararlanma niyetinin de olamayacağı, davalının dava sırasında TPE'ne yaptığı başvuru kabul edilip, tanınmış marka statüsüne alındığı, işbu davada aynı talebi ileri sürmesindeki amacın TPE'nün markayı tanınmışlık statüsüne alması olduğu ve bunun gerçekleştiği sonucuna varılarak, tanınmışlık tespiti ve buna bağlı taleplerle ilgili olarak dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemler ile ilgili kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı bakiye 1.80 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy