(6762 S. K. m. 30, 36, 451, 454, 549, 550)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2007 tarih ve 2007/203 - 2007/105 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin T. Gıda İnş. Petr. Tur. San. Ltd. Şti'nin iki ortağından biri olduğunu, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.02.2007 tarih 2005/522 Esas 2007/27 Karar sayılı ilamı ile şirketin tasfiyesiz feshine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğini, kararın infazı için davalı Ticaret Sicil Memurluğu'na müracat edildiğinde ilamda kendilerinin taraf olmadığı ve TTK'da ilgili karardaki gibi tasfiyesiz feshe yer verilmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek kesinleşmiş mahkeme ilamının infazını reddeden Ticaret Sicil Memurluğu'nun işleminin iptali ve T. Gıda İnş. Petr. Tur. San. Ltd. Şti'nin kaydının silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilgili kararında Ticaret Sicil Memurluğu'nun taraf olmadığını, kendilerine hüküm kısmında tescille ilgili bir yükümlülük yükletilmediğini, TTK'nun 549 ncu maddesinde infisah halleri sayılmış olup infisahın doğal sonucunun tasfiye olduğunu, tasfiyesiz fesih hallerinin TTK'nun 451-454 ncü maddeleri arasında sayılmış olup davaya konu şirket için bu hallerden birinin gerçekleşmediğini, tasfıyesiz fesih talebinin TTK'nun 550 nci maddesi uyarınca ancak müdür tarafından yapılacağı belirtilmişken söz konusu şirket için müdür değil şirket ortağının talepte bulunduğunu, feshe karar verildiği tarihte şirketin Ticaret Sanayi Odası'na borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının red sebebi olarak gösterdiği gerekçelerin mahkeme ilamı olmaksızın yapılan taleplere ilişkin olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu'nun ilamı tartışma ve infazdan kaçınma hak ve yetkisinin olmadığı, aksine Anayasa'nın 138 nci maddesi gereğince yürütme organı niteliğindeki Ticaret Sicil Memurluğu'nun mahkeme kararını değiştirmeme, yerine getirme mükellefiyetinin olduğu gerekçesiyle TTK'nun 36 nci maddesi gereğince davanın kabulüne, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.02.2007 tarih 2005/522 Esas 2007/27 Karar sayılı ilanımın infazının reddine dair davalı Ticaret Sicil Memurluğu'nun 12.04.2007 tarih 09.01 servis nolu, 3981 belge nolu kararın iptaline, tasfiyesiz feshe ilişkin kaydın ilgili sicillere derç edilerek ticaret sicil gazetesinde gerekli ilanların yapılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin tasfiyesiz feshine ilişkin kararın ticaret siciline işlenmesinin reddine yönelik Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, T. Gıda İnş. P. T.. San. Ltd. Şti'nin ortağı olup, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.02.2007 tarih 2005/522 Esas 2007/27 Karar sayılı ilamı ile şirketin tasfiyesiz feshine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, tescil için davalı ticaret sicil memurluğuna yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek davalının bu işleminin iptalini ve dava konusu şirketin ticaret sicilindeki kaydının silinmesini istemiştir.
TTK'nun 36 ncı maddesinde, sicil memurluğunca verilen kararlara karşı, ancak, ilgililer tarafından mahkemeye itiraz edilebileceği öngörülmüş olup, maddede sözü edilen ilgililer tabirinden anlaşılması gerekenlerin kimler olduğu TTK. nun 30 ve Ticaret Sicili Nizamnamesi'nin 31 nci maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili uzuvları veya temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Yasal düzenlemeye göre bu hususta istemde bulunma hakkı söz konusu şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara aittir. Davacının söz konusu şirketin ortağı olmaktan öte bir sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla sicil memurluğunca, istemin salt bu nedenle dahi reddi gerekmekte olup mahkemece, davacının yasa ve tüzükte belirtilen ilgililer arasında olmadığı, ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuruda bulunma hakkından yoksun olduğu gözden kaçırılarak, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy