(818 S. K. m. 41, 44) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12/03/2007 tarih ve 2005/86-2007/114 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Döndü Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın Yenibosna Şubesi'ne N. D. adıyla kart başvurusu yapıldığını ve kartın bildirilen adreste bizzat teslim edildiğini, ancak daha sonra gerçek N. D. tarafından müvekkiline başvuru yapılarak başvuru formundaki anne kızlık soyadı, adres, telefon numarası ve imzanın farklı olduğunun bildirildiğini, başvuru formunda yer alın kimlik belgesinin de sahte olduğunun tespit edildiğini, sahte kimlik ile çıkarılan kredi kartı ile davalı M. Y. isimli lokantada önce 6.400.YTL. için, daha sonra 6.200.YTL. ve en son da 6.000.YTL. üzerinden provizyon istendiği ve en son istenilen miktara provizyon verilmesi üzerine işlemin gerçekleştirildiğini, yine G. Kebap isimli işyerinde üç adette toplam 45.000.YTL.'lik işlem yapıldığını, iki işyerinin de kardeş işyeri olduğu ve kredi kartları ile başka bankalar ile sorunlar yaşadıkları, kaldı ki küçük bir işyerinde tek seferde 6.000.YTL. yemek harcaması yapılmasının olağan olmadığını, davalı M. Y. hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, 7.548.YTL.nın 25.6.2004 tarihinden itibaren reeskont faiz oranı olan %48 üzerinden faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. Y., 26.5.2005 tarihli celsede, G. Kebap salonunu işlettiğini, dava dışı N. D.'ı lokantada yemek yemeğe geldiği için tanıdığını ve tabldot yemek satın almak isteğini belirttiğini ve bir ay boyunca kendi aracı ile gelip yemek götürdüğünü, yapılan ödemenin de buna ait olduğunu, kredi kartının sahte olduğunu bilmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, küçük çaplı bir lokantada tek seferde 6.000.YTL. harcama yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, üye işyerinin kartın güvenlik özelliklerinin kontrolünü yapmamasından dolayı sorumluluğu bulunmasa da, işlem tutarının yüksek oluşu ve birden fazla yüksek meblağlı işlemler ile kullanılmak isteniyor olması nedeniyle bankayı arayıp bilgilendirmesi gerektiği, slip bölme işlemini yapmaması gerektiği, hatta meblağları indirerek işleme devam etmesi nedeniyle kötüniyetli olarak davrandığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.028.YTL.sının 25.6.2004 tarihinden itibaren %43 ve değişen oranlarda (%48 faiz oranını geçmemek kaydıyla) reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkili bankanın Yenibosna Şubesine N. D. adıyla kart başvurusu yapıldığını ve kartın bildirilen adreste bizzat teslim edildiğini, ancak daha sonra gerçek Nihat D. tarafından müvekkiline başvuru yapılarak başvuru formundaki anne kızlık soyadı, adres, telefon numarası ve imzanın farklı olduğunun bildirildiğini, başvuru formunda yer alan kimlik belgesinin de sahte olduğunun tespit edildiğini, sahte kimlik ile çıkarılan kredi kartı ile davalı Mehmet Y. isimli lokantada, yine G. Kebap isimli işyerinde işlem yapıldığını, iki işyerinin de kardeş işyeri olduğunu ileri sürerek, 7.548.YTL.sının 25.6.2004 tarihinden itibaren faiz oranı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi kapsamı ve davacı bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.11.2004 tarihli rapora göre, sahte nüfus cüzdanı ile başvurulması sonucu N. D. isimli şahsa Axess Visa Gold kartı verilmiş ancak standart Axess kartı müşterisi olan gerçek N. D. tarafından Axess Visa Gold kartının kendisine verilmediğinin ihtarı üzerine banka yapılan işlemi incelemiş ve davalı işyeri ile dava dışı eczanede yapılan harcamaları tespit ettiği görülmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi ve ek bilirkişi raporunda, davacı bankanın dava dışı N. D. hüviyetini kullanan şahsa Axess Gold kredi kartı tanzim ederken yine bankanın mevcut müşterisi olan gerçek N. D.'ın Standart Axess kredi kartı kullanması nedeniyle mükerrerlik soruşturması yapmaması nedeniyle gereken özen sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının da sıra dışı ve olağan hayatın akışına aykırı işlemlere hiçbir şekilde açıklama yapmadığı gibi davaya delil teşkil edecek hiçbir bilgi ve belge sunmadığı belirtilerek, bankanın alacağı dava dışı şahıs tarafından yapılan işlem tarihleri ve dava tarihleri itibariyle ayrı ayrı hesap edilmiştir.
Mahkemece, davalı taraf tam kusurlu bulunmak suretiyle ilk işlem tarihi olan 25.6.2004 tarihi itibariyle tespit edilen alacağın faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir.
Somut olayda, kredi kartı hamilinin kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının bankacılık işlemine aykırı davrandığı sabittir. Ancak, davacının bu işlem dolayısıyla gerçekten zarara uğrayıp uğramadığı, işlemde davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Dosya kapsamına göre, somut olayın özellikleri ve davalı tarafın savunmaları gözönüne alındığında, davalının, kimlik kontrolü ve imza karşılaştırması yapmadığı, buna karşılık dava konusu kartın tamamen sahte kimlikle banka tarafından düzenlendiği, üstelik gerçek N. D.'ın da davacının Standart Axess kartı müşterisi olması nedeniyle meydana gelen zarardan davacı bankanın ağırlıklı kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan, davacı banka dava dilekçesi ile davalı işyerlerinde farklı tarihlerde yapılan harcamalar bedelinin tahsilini talep ettiği halde, ilk işlem tarihindeki alacak miktarına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, davacı bankanın ödeme yapıp yapmadığının öncelikle tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartının düzenlenmesinde davacı bankanın ağırlıklı kusur oranının miktarı, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği, davalı işyerlerinde yapılan toplam harcama miktarı uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy