(2004 S. K. m. 257, 258) (1086 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.07.2007 tarih ve 2007/161-2007/140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz talep eden vekili, taraflar arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca aleyhine ihtiyati haciz talep edene kredi kartları teslim edildiğini, borcunu ödemediğini, hesabın kat edilip ihtarname keşide edildiğini, mallarını kaçırma niyeti bulunduğunu ileri sürerek, alacağın tahsilinin temin etmek için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan ve tüm dosya kapsamına göre, kredi kartı sözleşmesinin belli miktarda kayıtsız şartsız borcun ödenmesi taahhüdünü içermediği, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarının olmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. HUMK. nun 101 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin özel bir türü olan ihtiyati haciz, alacaklının para alacağını zamanında almasını sağlamak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici bir süre el konulmasıdır. Hangi koşullarda ihtiyati haciz kararı verileceği İİK. nun 257. maddesinde hükme bağlanmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklının, alacağın varlığı ile yasada belirtilen koşulların oluştuğu yönünde mahkemeye olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Buradaki ispat, asıl davadaki gibi tam bir ispat değildir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden vekili, kanıt olarak taraflar arasında imzalanmış kredi kartı üyelik sözleşmesi ile bu sözleşme uyarınca verilen kredi kartlarıyla çekilen kredi borçlarının ödenmesine ilişkin noter kanalıyla tebliğ edilen hesap özetlerini sunmuştur. Usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hesap özetlerinde ödenmesi istenilen miktarlar açıkça belirtilmiştir. Bu durum karşısında, istemde bulunan alacaklının ihtiyati haciz kararı verilmesine uygun kanıtlar sunduğu dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteminde bulunan alacaklı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy