(2918 S. K. m. 24, 107, 108) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gevaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.06.2006 tarih ve 2003/28-2006/62 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan A..............Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların maliki, zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın müvekkillerinin murisi Ali'ye çarparak ölümüne neden olduğunu, aracın çalıntı olduğunun sonradan anlaşıldığını ileri sürerek, şimdilik 14.000.000.000. TL maddi, 6.000.000.000. TL manevi tazminatın davalılardan temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan E........Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirkette dava konusu aracın kaza tarihini kapsar trafik poliçesinin bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı A.............Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu aracın çalıntı olduğunun ortaya çıktığını, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 3. maddesine göre müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, müvekkili şirket adına kayıtlı aracın müvekkili şirketin kusuru olmaksızın çalınmasından sonra kazanın meydana geldiğini, KTK'nun 107 ve 108. madde hükümlerine göre müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu aracın davalı E........Sigorta A.Ş.'ne sigortalı olduğuna ilişkin poliçenin verilen süreye rağmen davacı tarafından ibraz edilemediği, aracın çalınmasında davalı malikin kusurlu olduğuna ilişkin bir kanıt olmadığı gibi davacı tarafın davalı malikin aracın çalınmasında kusurlu olduğuna ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı A............. Sigorta A.Ş.'nin maddi zarardan sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davalılardan A............. Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalılardan A.....Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin iki nolu, davalılardan A............. Sigorta A.Ş. vekilinin üç nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ölüme neden olduğu iddia edilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ileri sürülen davalı E...........Sigorta A.Ş.'ne yönelik istem mahkemece yazılı gerekçe ile reddedilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nun 24'üncü maddesi uyarınca ZMSS. poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafiğe tescilinin yapılamayacağı düşünülerek, ilgili trafik sicilinden ZMSS. poliçesi ile aracı sigorta eden şirket tespit edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye davalı anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Çalınan veya gasp edilen araçlarda sorumluluk" başlığını taşıyan 107'nci maddesinde işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse sorumlu tutulmayacağı" düzenlenmiştir. Bu hükme göre işleteninin sorumluluktan kurtulabilmesi için salt aracının çalındığını veya gasp edildiğini ispat etmesi yeterli olmayıp, ayrıca aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlarının bulunmadığını da ispat etmesi gerekmektedir. Aracın çalınması veya gasp edilmesi olayında işletene veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere atfı kabil bir kusurun belirlenmesi halinde işletenin bu aracın çalındığı veya gasp edildiği sırada işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zarardan dolayı sorumluluğu devam eder.
Anılan maddenin düzenlenmesinden açıkça anlaşılacağı üzere, işletenin bu sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece aracın çalındığını kanıtlaması yetmemekte, çalınmanın önüne geçemediğini ve aracının izinsiz kullanılmasını önlemek bakımından gerekli bütün dikkat ve özeni gösterdiğini ve bu olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Oysa, mahkemece bu yönde yapılan inceleme yeterli değildir.
O halde, mahkemece, ölüme neden olduğu iddia edilen aracın park ettiği yerin nitelikleri, malik/işletenin aracı park etmesi sırasında aldığı, alabileceği tedbirlerin neler olduğu açıklığa kavuşturulmak, yukarıda anılan madde hükmüne göre,malik/işletenin olan davalı P................ San. ve Tic. A.Ş'nin sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı değerlendirilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davalılardan A............. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3/f maddesi hükmünde, "Çalınan veya gaspedilen aracın sebep olduğu ve Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını ve/veya gaspedildiğini bilerek binen yolcuların zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülen taleplerdin teminat harici olduğu belirtilmiş olup, mahkemece, davalı işleten/malik sorumlu tutulmadığı halde doğrudan bu davalının sorumluluğu cihetine gidilmesi yanlış olmuştur.
Diğer yandan, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 'inci maddesine göre, bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlü olup, mahkemece, anılan bu hükmün göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de keza kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
4- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişen, davalılardan A........Sigorta A.Ş. vekilinin ise poliçe limitinin uyarlanması ve faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin iki nolu, davalılardan A.............Sigorta A.Ş. vekilinin ise üç nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan A.............Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyizler yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişen, davalılardan A............. Sigorta A.Ş. vekilinin ise poliçe limitinin uyarlanması ve faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy