(818 S. K. m. 42, 43, 105) (1086 S. K. m. 438) (YHGK 10.11.1999 T. 1998/13-353 E. 1999/929 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.07.2005 tarih ve 2005/192-2004/420 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.
Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği ve dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle HUMK'nun 2494 Sayılı Kanunla değiştirilen 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilip dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ankara Toptancı Hali Şubesinin mudisi olduğunu, davalı çalışanlarından M.'nin repo yapmak amacıyla teslim aldığı 6.000.000.000.-TL'yi zimmetine geçirdiğini, bu nedenle açtıkları davayı kazandıklarını, hükmedilen bedelin 17.07.2003 tarihinde tahsil edildiğini, ancak tahsil edilen paranın zararlarını karşılamadığını ve BK'nun 105. maddesi kapsamında zarara uğradıklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000.000.000.-TL'nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zarara uğramadığını ve müvekkilinin kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, davacının gecelik repo faiz oranına göre munzam zararının oluştuğu gerekçesiyle, belirlenen zarar ve taleple bağlı kalınarak, 10.000.000.000.-TL'nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, BK'nun 105/1. maddesine dayalı olarak, alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faiziyle karşılanamayan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, alınan ek rapora göre, gecelik repo faizi üzerinden munzam zarar miktarı belirlenmiş ise de; talebin belirtilen hukuki niteliği karşısında, zararın sadece davalı bankanın günlük repo faiz oranları üzerinden hesaplama istemi doğru değildir. Munzam zarar, dairemizce de iştirak edilen ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.11.1999 gün 1998/13-353 Esas 1999/929 Karar sayılı ilamı ile belirlenen ilkeler doğrultusunda munzam zarar talebinde bulunabileceği kabul edilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, munzam zararın tespitinde, öncelikle borçlunun temerrüde düştüğü tarihten ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar geçen süre içinde, her yıl itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve Devlet tahvillerine uygulanan faiz oranlan, Türk Lirası karşısında döviz kurlarında meydana gelen değişikliklere ilişkin listelere göre, bu konuda uzman bilirkişi görüşünden de yararlanmak suretiyle, bu süre içerisindeki para değerinin düşmesi, alım gücünün azalması nedeniyle alacaklının maruz kaldığı zarar miktarını yukarıda değinilen unsurların toplanıp ortalamaları bulunarak belirlenmek ve istenilen alacağın temel hukuki yapısı itibariyle bir tazminat alacağı niteliğinde olması nedeniyle bu zararın oluşmasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal ortamın da etkili bulunduğu ve nihayet her olayın somut özelliği de dikkate alınarak bulunacak miktarın BK'nun 42. ve 43. maddeleri uyarınca değerlendirmeye tabi tutularak belirlenmesi ve bulunan bu zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarı düşülerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurmaktan ibarettir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, belirlenecek munzam zarara göre hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy