(818 S. K. m. 50, 142)
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2007 tarih ve 2004/683-2007/180 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan sigortacı nezdinde kasko sigortalı olan aracının diğer davalıların maliki ve sürücüsü olan araçların neden olduğu kazada hasarlandığını, sigortacıdan hasarın tamamının, diğer davalılardan ise kusurları oranında müteselsilen tazmini için bu davayı açtıklarını ileri sürerek, 5.906.500.000.-Liranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, primin olaydan sonra yatırıldığını, bu nedenle poliçenin kendiliğinden hükümsüz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini ayrı ayrı istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, poliçenin teslimi tarihinde primin tamamının peşin olarak 29.07.1999 tanzim günü ödenmesi gerekirken, davacının 30.07.1999 günü tamamını ödediği, bu ödemenin poliçeyi düzenleyen sigortacıya değil, düzenlemeyen acenteye yapılmasının geçerli sonuç doğurmadığı, poliçenin kendiliğinden münfesih olduğu gerekçeleriyle davanın davalılardan sigortacı bakımından reddine, diğer davalılar bakımından kusur oranlarına karşılık gelen miktarlar itibariyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan sigortacı bakımından kasko sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, dava, bu davalı bakımından yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.
Oysa dosyada mevcut poliçe ve makbuz fotokopisine göre, poliçeyi acente düzenlemiş ve 22.08.1999 tarihinde meydana gelen olaydan önce 30.07.1999 tarihinde primin tamamı defaten acenteye ödenmiştir. Davalı sigortacı tarafından bilgisayardan çoğaltıldığı anlaşılan ve acentenin unvanı ve imzasını taşımayan poliçe örneği de dosyaya ibraz edilmiş olup, mahkemece bu poliçe esas alınmış ve poliçenin sigortacının merkezince düzenlendiği, ödemenin ise poliçeyi düzenlemeyen acenteye yapılmasının geçerli sonuç doğurmayacağı, primin tamamının defaten 29.07.1999 tanzim günü ödenmesi gerekirken 30.07.1999 günü ödendiği gerekçeleriyle sonuca gidilmiştir. Mahkemece, acentenin unvanı ve imzasını taşıyan poliçe fotokopisine itibar edilmemesinin nedenleri ve gerekçeleri açıklanmadığı gibi, bir gün gecikme ile yatırılan primin geç yatırılması nedeniyle sigortacının bir ihtarname göndererek sözleşmeyi feshetmesi ve aldığı primleri iade etmesi gerekirken bunu yapmadığı ve sözleşme ilişkisini olay tarihine kadar ayakta tuttuğu da gözden kaçırılmıştır. Mahkemece, bir taraftan, acenteye olaydan önce yapılan 30.07.1999 tarihli ödemeye itibar edilmiş diğer taraftan ödemenin olaydan sonra 30.09.1999 tarihinde sigortacının kendisine yapıldığını savunan davalının bu savunmasına itibar edilmiştir. Acentenin poliçe düzenlemeye ve prim tahsiline yetkili bir acente olması halinde acenteye yapılan ödemenin geçerli olduğu ve tahsil edilen primin sigortacıya olaydan sonra aktarılmasının acente ile sigortacı arasında bir iç sorun oluşturduğu ve bu sorunun sigorta ettirene yansıtılmaması gerektiği gözetilmemiştir.
Diğer taraftan, sigorta ilişkisinin ihtar ile sonlandırılması gereğine aykırı olarak, poliçede yazılı geçersiz düzenlemeye itibar edilerek, kendiliğinden poliçenin münfesih olduğuna yönelik gerekçe dahi ilke olarak hatalı olmuştur.
Bu durumda, davacının davalılardan kasko sigorta şirketi aleyhine açtığı davanın bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye, yanlış nitelemeye ve ilke bazında hataya dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy