(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.05.2007 tarih ve 2005/602-2007/326 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P...Ş... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı banka ile yapılan üye iş yeri sözleşmesine dayalı olarak müvekkilinin pos cihazı aldığını, müvekkilinin 16.04.2004 tarihinde yaptığı alış verişe ait bedellerin kredi kartları ile ödendiğini, müvekkilinin kredi kartları ile yaptığı söz konusu satışlarda üye iş yeri sözleşmesinde belirtilen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak anılan satış işleminden üç gün sonra pos makinesinin ait olduğu davalı banka şubesinden arayan bir yetkilinin 16.04.2004 tarihinde yapılan alış verişle ilgili olarak hesapta biriken paranın kartların çalıntı olduğundan bloke edildiğini bildirdiğini, davalı bankaya sözlü ve yazılı olarak yapılan uyarılara rağmen davalı bankanın bloke edilen parayı ödemediğini, davalı bankanın haksız davranışı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz olarak bloke edilen 99.923,67 YTL'den şimdilik 6.000,00 YTL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka arasında 17.02.2004 tarihinde imzalanan iş yeri sözleşmesi uyarınca davacıya bir adet pos cihazı verildiğini, davacının firmasında 16.04.2004 tarihinde müvekkili bankaya ait cihazdan 9 ayrı kredi kartı ile 85 adet slip bölmesi yapılarak 31 adet toplam 101.401.000.000.-TL kredi kartı işlemi gerçekleştirildiğinin belirlendiğini, gerçekleştirilen işlemlerde kullanılan kredi kartlarından 9 adedinin çalıntı veya kopya kartlar olduğunun anlaşılması üzerine işlem tutarlarının müvekkili banka tarafından blokeye alındığını, firmaya verilen pos cihazının veriliş tarihinden olay gününe kadar hiç kullanılmadığını, 9 adet farklı kredi kartı ile gerçekleştirilen 85 adet denemeden 18 adedinin ret, 28 adedinin yetersiz bakiye, 6 adedinin limit aşımı, 1 adedinin ise çalıntı kart mesajı ile reddedildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranmış olduğunu, müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerin kanuna ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sahte kredi kartları ile satış yapmadığı halde yapmış gibi göstererek davalı bankadan slip miktarı kadar alacak istediği, davacının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02.50 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy