(6762 S. K. m. 1066, 1235, 1236) (1086 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.05.2007 tarih ve 2005/236-2007/150 sayılı; kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.02.2008 gününde davacı avukatı Ali Dündar Çetin ile davalı avukatı İlknur Pekşan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından Ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait 2.016,220 M/Ton mısır yükünün Köstence'den Bandırma'ya taşınmasını üstlenen davalının, yükü tam ve sağlam olarak teslim almasına rağmen, geliş limanında yapılan tespit ile taşıma sırasında hasarlandığını ve ticari değerini tümüyle yitirdiğinin anlaşılıp, yükün tahliyesinin durdurulduğunu, müvekkilinin mal bedeli ve kar kaybı ile birlikte akreditif masrafı, antrepo; liman ve gümrük masraflarından oluşan zararının toplam 381.252.17 USD olduğunu ileri sürerek, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi ve toplam zararın dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, konişmentodaki tahkim şartı gereğince uyuşmazlığın P. Denizcilik. Tahkim Odası nezdinde ve tahkim kuralları çerçevesinde Fransız Hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, zararın yükün menşeinde nemli olarak yüklenmesinden kaynaklandığını ve taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını, davacının TTK'nun 1066. maddesine uygun olarak hasar ihbarında bulunmadığını, aksi düşünülecek olsa bile sorumluluğun ton başına 100.000 TL ile sınırlı olduğunun, kar kaybı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davada kanuni rehin hakkı tesisi de istendiğinden HUMK. nun 16. maddesi gereğince tahkim itirazının reddine, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça satın. alınıp davalının denizyoluyla taşınmasını üstlendiği mısır yükünün gemiye tam ve sağlam olarak yüklendiği konişmentoda belirtilmiş olmakla, alıcısına teslimi sırasında, malın yoğun nem. nedeniyle bozulduğu ve ticari değerini yitirdiği, bu yönden davacı alıcı tarafından kabul edilmeyip iade edildiği, davacının mal bedelini peşin ödememiş olmasına rağmen akreditif kullanmış olması nedeniyle bedeli ödeme tehdidi altında olduğu, nitekim İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davacının menfi tespit davası açtığı ve eldeki dayanın bekletici sorun yapıldığı, bu durumda davacı davalı taşıyandan mal bedeli + yapılan masrafları isteyebileceği, malın ithal amacının anlaşılamadığından kar mahrumiyetinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 262,108.60 USD mal bedeli ve 44.208.81 YTL masraf tutarı için kanuni rehin hakkı tesisine, USD mevduatına uyguladığı faiz ile birlikte YTL cinsinden alacağa ise dava tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, isteme konu alacaklar TTK'nun 1235/7 maddesinde öngörülen gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olup TTK'nun 1236. maddesinde düzenlenen gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına ilişkin olması nedeniyle Dairemizin 1999/5412-6635, 2000/8775 esas, 2001/727 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi, TTK'nun 1236. maddesinde öngörülen kanuni rehin hakkının gemiyi takip etmesi nedeniyle Türk Limanına gelmiş olan gemi açısından rehin hakkı tesisi davasında mahkemenin görevli ve yetkili bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan değer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak;
Rehin hakkı tanınması istenen geminin taşıdığı emtia davacı tarafından Romanya'dan ithal edilmiş bir emtia olup satış bedelinin akreditife bağlı olarak ödeneceği dosyada mevcut deliller ile anlaşılmaktadır. Davacı vekili, mal bedelinin tümünün satıcıya ödendiğini iddia etmemekte kısmi peşin ödeme yapıldığını ileri sürmektedir. Nitekim davacının, mal satıcısı aleyhine İskenderun Mahkemesinde mal bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti davası açtığı sabittir.
Mevcut bu durum karşısında, taşımaya konu emtianın taşıma sırasında kullanılamaz hale gelmiş olmasına rağmen, davacı yanca kısmen dahi olsa mal bedeli ödenmediği durumlarda davacının ödenmeyen kısım için oluşan bir zararı da söz konusu değildir. Mal bedelinin tümü açısından davacının zararının oluşup oluşmadığı, menfi tesbit davası ile belirleneceğinden, eldeki dava açısından menfi tesbit davasının bekletici mesele yapılması gerekir iken, henüz kısmen dahi alıcısına ödenmemiş mal bedeli açısından da davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; TTK'nun 1235/7. maddesinde gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar navlun dahil; diğer bütün alacaklar olarak belirtilmiştir. Davacı, taşıyanın malları zarara uğratması nedeniyle kar mahrumiyetine uğradığını, mahrum kalınan kâr için de kanuni rehin hakkı tesisini istediğine göre TTK'nun 1235/7. maddesi kapsamına giren bu alacak kaleminin de değerlendirilmesi gerekir, iken, ithal edilen mısır emtiasının ne amaçla ithal edildiğinin bilinmediği gerekçesiyle kar mahrumiyeti yönünden red kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın. bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de; davacı yararına kararın BOZULMASINA, takdir edilen 550.00 YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 14.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy